24 Kasım 2016 Perşembe

Tehlikeli Yalanlar - Becca Fitzpatrick Kitap Yorumu

Gönderen Büşra Ay zaman: 23:01 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Tehlikeli Yalanlar
Özgün adı: Dangerous Lies
Yazar: Becca Fitzpatrick 
Çeviren: Sevinç Seyla Tezcan
Sayfa sayısı: 388
Türü: Genç Yetişkin
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Tehlikeden korunmak için kurduğunuz yalanlarla örülü hayatta gerçek aşkı bulsaydınız hangisinden vazgeçerdiniz? Hayatınızdan mı, aşkınızdan mı? Stella Gordon'ın hayatı bir yalandan ibaret. 

Stella, Nebraska, Thunder Basin'de yaşasa da kendini oraya ait hissetmemektedir. Bir uyuşturucu satıcısının işlediği bir cinayet davasının kilit tanığı olarak, tanık koruma programına alınmıştır. Kasaba halkı ise Stella'nın gerçekte kim olduğunu bilmez. Gerçek kimliğini açıklamak istediği çocuk, Chet Falconer bile… Doğruları söylemenin, güvenli cennetine tehlike getirmekten başka bir sonuç doğurmayacağının farkındadır. 

Genç kız her ne kadar dikkat çekmemeye çalışsa da, tehlike hızla yaklaşmaktadır. Suçluların tanıklardan kurtulma yolları vardır ve Stella'nın tek bir hatası, soğukkanlı katilleri kapısına kadar getirecektir.
YORUM
Kitap seriyse eğer, güzel bir noktada bitmiş. Ki bildiğim kadarıyla tek kitap ve tek kitap için hikayenin sonu yeterli değildi.

Tehlikeli Yalanlar'ın konusunu çok beğendim. Becca her zamanki gibi farkını ortaya koymuş bence. Boş bir kitap değildi en azından. Ama kitabın sonu beni tatmin etmedi. Bu tür kitaplarda kafamda soru işaretleriyle son bulmasından hoşlanmıyorum. Daha fazla detaya girmeden önce kısaca kitabın içeriğinden bahsedeyim.

Estella, tanık koruma programı adı altında Stella Gordon olarak bir kasabaya yerleştirilir. Çünkü annesi ve erkek arkadaşının da dahil olduğu bir cinayete tanık olmuştur. Kasabada yeni kimliğiyle yalanlarla dolu bir hayatta yaşamaya mecbur bırakılmasının nedeni ise cinayetin baş şüphelisi Danny, Stella'nın peşindedir. Chet'le de bu kasabada tanışır. 

Stella ve Chet'in her geçen gün arkadaşlıkları boyut değiştiriyordur fakat atladıkları bir şey vardır. Stella üç ay sonra reşit olur olmaz kasabadan ayrılacaktır.

Chet ve Stella'yı sevip sevmediğimden emin değilim açıkçası. Karakterlere çok fazla ısınamadım ne yazık ki.

Her sayfası macera dolu bir kitaptı ama başta da dediğim gibi sonu beni tatmin etmedi. Neden diye soracak olursanız söyleyeyim ama kitabı okumayanlar için *spoiler uyarısı* vermem gerek. (!) Sonu çok hızlı bitti. Tüm kitap boyunca bahsettiği Danny, Stella'dan çok hızlı vazgeçti. Onun yüzünden hapse giriyor, kızın korkulu kabusu oluyor ama sonunda Stella'nın itirafından sonra bir anda u dönüşü yaparak intikam almaktan vazgeçiyor... Peki ya Reed? Reed'e ne olduğunu bilen var mı? Kitap boyunca bahsi geçen erkek arkadaşımızın gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Ve ona ne olduğunu kimse bilmiyor. Acaba bahsi geçiyor da ben mi kaçırdım? Öyleyse biri bana söylesin... En azından Stella ve Reed'in yüzleşmesi gerektiği kanısındaydım. Puanım 3,75.

PUAN

Amy ve Roger'ın Efsanevi Yolculuğu - Morgan Matson Kitap Yorumu

Gönderen Büşra Ay zaman: 22:34 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Amy ve Roger'ın Efsanevi Yolculuğu
Özgün adı: Amy and Roger's Epic Detour
Yazar: Morgan Matson
Çeviren: Deniz Beril Bacaklılar
Sayfa sayısı: 448
Türü: Genç Yetişkin
Yayın evi: Ephesus Yayınları

Amy Curry'nin hayatı altüst olmuştur. Çünkü Amy lise son sınıfa geçmek üzereyken, annesi yeni bir başlangıç yapmak adına California'dan Connecticut'a taşınmaya karar verir. Amy şimdi yuvası bildiği yerden ayrılıp ülkenin bir ucundan diğerine gitmek zorundadır. Çıkacağı bu yolculukta ise ona annesinin eski bir arkadaşının oğlu olan Roger eşlik edecektir. Amy Roger'ı yıllardır görmemiştir ve doğru düzgün tanımadığı bir çocukla onca yolu katetme fikri ona hiç de cazip gelmemektedir. Ama işler hiç de Amy'nin düşündüğü gibi gitmez. Çok geçmeden yolculukları alabildiğine renkli, heyecanlı ve sürprizlerle dolu bir hal alır.
YORUM
Okuyabileceğiniz en eğlenceli kitaplardan biri Amy ve Roger'ın Efsanevi Yolculuğu. Özellikle de yol macerası seviyorsanız.

Hemen hemen herkesin hayalinde vardır, her şeyi koyverip yollarda kaybolmak. Farklı yerlere gitmek, keşif yapmak... Amy ve Roger bu hayali bizim yerimize gerçekleştiriyorlar.

Amy, babasını kazada kaybettiğinden beri araba kullanmıyordur. Annesi ülkesi diğer bir ucunda işleriyle boğuşurken Amy'yi yanına almanın tek yolunun bu olduğuna karar vererek Roger'ı Amy'i alması için yanına gönderir. Ve onlara dönüş yolunda harika bir seyahat fırsatı sunar.

Roger ve Amy çocukluktan tanışıyorlardır fakat uzun zamandır görüşmedikleri için birbirlerine yabancı gibidirler. Haliyle Amy bu yolculuğa Roger ile çıkacak olmaktan pek hoşnut değildir.

İlk seyahatlerini sorunsuz atlatırlar ama ikisi arasındaki diyaloglar geliştikçe annesinin hazırladığı rota yön değişmeye başlar. Kitap bu kısımdan sonra daha eğlenceli bir hal alır. :)

Kitabın aman aman akıcı bir şekilde ilerlediğini söyleyemem lakin eğlence, aşk ve macera üçlüsünün bir arada bulunduğu bir kitap okumak isterseniz gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.

PUAN

7 Kasım 2016 Pazartesi

Parazit - Jessica Shirvington Kitap Yorumu

Gönderen Büşra Ay zaman: 21:48 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Parazit
Özgün adı: Disruption
Yazar: Jessica Shirvington
Seri: Disruption, #1
Çeviren: Aslı Tümerkan
Sayfa sayısı: 368
Türü: Distopya
Yayın evi: Yabancı Yayınları

Ya bir mikroçip mükemmel eşinizi bulabilseydi? Peki ya, bu mikroçip size ve sevdiklerinize karşı kullanılabilseydi?

Dokuz yıl önce Mercer Şirketi hayatı kolaylaştırmak adına bir yol geliştirdi. Başta akıllı telefonların evrimleşmiş versiyonları olarak ortaya çıkan M-Bantlar, sekiz yıl içerisinde zorunlu hale geldi. Artık M-Corp sağlığınızı, sosyal durumunuzu ve aşk hayatınızı kontrol altında tutuyordu. Sadece üç negatif sonuç alma hakkınız vardı, sonra hayatınızı mahvediyorlar, sevdiklerinizi elinizden alıp onları yeraltına, kimsenin bir daha onlardan haber alamayacağı bir yere götürüyorlardı. 

İki yıl önce Maggie Stevens, en sevdiği insanlardan birisinin alınıp götürülmesini izledi ve bu olay tüm dünyasını altüst etti. 

Şimdiyse onlara karşı savaşmaya hazır. Henüz bunu bilmiyorlar ama Maggie, M-Corp'un en büyük kâbusu. Mercer imparatorluğunun varisi Quentin Mercer da Maggie'nin planının kilit noktası. Ancak iki yıldır üzerinde çalıştığı tehlikeli planın parçaları yerine yavaş yavaş otururken Maggie'nin hesaba katmadığı gerçekler, dünyasını bir kere daha altüst etmek ve uğruna savaştığı her şeyi yok etmek için kuytuda bekliyorlar. 

Bozulan sözlerle dolu bir dünyada Maggie'nin tutması gereken sözler en can yakıcı olanlar olabilir mi?
@kitaplarinsenfonisi
YORUM
Parazit, şu son dönemin en iyi distopyasıydı diyebilirim. İtiraf edeyim, kitaba herhangi bir beklentiyle başlamadım ama tek kelimeyle özetleyecek olursam BA-YIL-DIM!

Kurgu, karakterler, anlatım her şey mükemmeldi. Beklentilerimin çok çok üstünde çıktı. Yazarın İki Hayat Arasında kitabını da çok beğenmiştim. Artık Jessica Shirvington'ın kitaplarını gözüm kapalı alabilirim.

Kitapta sevdiğim kısımlardan biri de yazarın bütün kurguyu ilk başta okuyucuya direkt yansıtmamasıydı. Kitabı sindirerek okuyuca aktarmasını sağlamış. Hiç sıkılmadan, hatta heyecanla okuyarak bitirdim Parazit'i. Bence siz de mutlaka okunacaklar listenize ekleyin!

PUAN

Katiller Çetesi: Sarai - J.A. Redmerski Kitap Yorumu

Gönderen Büşra Ay zaman: 21:36 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Katiller Çetesi: Sarai
Özgün adı: Killing Sarai
Yazar: J.A. Redmerski
Seri: Katiller Çetesi, #1
Çeviren: Murat Karlıdağ
Sayfa sayısı: 416
Türü: Genç Yetişkin
Yayın evi: Ephesus Yayınları

Sarai henüz on dört yaşındayken annesi tarafından Meksika'daki bir uyuşturucu baronunun yanında yaşamaya zorlanmıştır. Fakat Sarai, normal bir hayatın ne demek olduğunu unutmasına rağmen, zorla alıkonulduğu evden kaçma umudunu da hiç yitirmemiştir. Soğukkanlı bir katil olan Victor da tıpkı Sarai gibi çocukluğundan beri hep ölüme ve şiddete tanık olmuştur. Victor öldüreceği yeni hedefiyle ilgili bilgi almak için Sarai'ın bulunduğu yere geldiğinde genç kız ,buradan kaçabilmek için elindeki tek fırsatın bu adam olduğunu anlar. Ne var ki, işler Sarai'ın planladığı gibi gitmez ve tehlikeli bir adamın elinden kaçarken, kendini Tucson'a giden bir kamyonun arkasında değil, bambaşka tehlikelerin içinde bulur. 

Firar sırasında Victor içgüdülerinin etkisindeki kişiliğinden sıyrılır, vicdanının sesini dinler ve Sarai'a yardım etmeye karar verir. Çift birbirine gittikçe yakınlaşırken, Victor kızı korumak için her şeyini, hatta herkes gibi Sarai'ın ölmesini isteyen erkek kardeşi Niklas'la aralarındaki ilişkiyi bile tehlikeye atar. Victor ve Sarai birbirlerine olan güvenlerini arttırırken, aralarındaki uyuşmazlıklar da zamanla azalmaya başlar. Peki Victor'un kaba kuvvete dayanan yetenekleri ve tecrübesi Sarai'ın hayatta kalmasına yetecek midir? Bu kitap Sarai ve Victor'un hikâyesidir.

instagram: @kitaplarinsenfonisi
YORUM
Son iki aydır Sarai okuduğum en hızlı kitap oldu. Sarai için beklentilerim zaten yüksekti ama bu kadar iyi olmasını beklemiyordum.

Beni kitapta ilk önce etkileyen kapağı sonra da konusu oldu. Şahsen kapağın çok cezbedici bir yanı var. Sizce de öyle değil mi?

Sarai'yı çok uzun zamandır merak ediyordum anca okuma fırsatı bulabildim. En başta da dediğim gibi, beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. Hele o son muhteşemdi. Anlatım tarzı ve işlenişine bayıldım. Okumak için bu kadar geciktirdiğime yanıyorum.

İkinci kitabın yayın duyurusu da yapıldığına göre benden mutlusu yok bugün. Hala okumadıysanız daha fazla bekletmeyin derim!

PUAN

Dikenler ve Güller Sarayı - Sarah J. Maas Kitap Yorumu

Gönderen Büşra Ay zaman: 21:20 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Dikenler ve Güller Sarayı
Özgün adı: A Court of Thorns and Roses
Yazar: Sarah J. Maas
Seri: ACOTAR, #1
Çeviren: Meriç Keleş
Sayfa sayısı: 540
Türü: Fantastik
Yayın evi: Dex Yayınları

Kış çok ağır geçiyor. Feyre ailesini beslemek zorunda… 

Bir gün, avlanırken av olmamak için öldürdüğü kurdun intikamını almaya gelen bir canavar çalıyor kapısını. Ama Feyre'yi almaya gelen canavar bir hayvan değil, Tamlin... Bir zamanlar dünyayı yöneten ölümcül, ölümsüz perilerden biri. 

Feyre'nin, hayatı boyunca dehşet dolu hikâyelerini dinlediği perilerin diyarında yaşamaya başlamasıyla dünyası altüst oluyor. Kendini bildi bileli hissettiği şiddetli düşmanlık bu güzel ama tehlikeli ülkede bambaşka bir boyut kazanıyor. Feyre'nin çok önemli bir görevi var: Ülkenin üstüne gittikçe çöken eski, karanlık gölgenin onu yok etmesini önlemek.

@kitaplarinsenfonisi
YORUM
Bu size de oluyor mu bilmiyorum ama bazen okuduğum kitapların tadına varamıyorum. Son zamanlarda okuduğum kitaplar bu şekilde oldu ne yazık ki. Okuyup beğendiğim kitaplar oluyordu ama beni öylesine etkileyecek kitaplara rastlayamıyordum. Bunun üzerine Dikenler ve Güller Sarayı ilaç gibi geldi diyebilirim. Kitaba BA-YIL-DIM!

Kitabın özellikle son yarısı öylesine heyecan yüklüydü ki dehşetle okuyup bitirdim. Tüm puanlarım o kısımdan sonrasına gelsin. ♥ Hatta biri şuan, hemen, acilen ikinci kitabı üzerime fırlatsın!

Karakterlere bayıldım. Tamlin, Rhys, Feyre... hepsi mükemmeldi. Kurgu deseniz ona diyecek söz yok. Şahane ötesi bir şeydi ve yazarın hayal gücüne hayran kalmadan edemedim. Ama bir şeye değinmeden geçmek istemiyorum. -Bu kısımdan sonrası biraz spoilera girebilir. Ama yalnızca kendi teorim olduğunu söyleyeyim.- Rhys karakterini acayip bir şekilde Warner'a benzettim. Kötü görünümlü, altında iyilik yatan bir karakter. Sorun şu ki Tamlin'i çok sevdim ve Rhys'ı da en az onun kadar sevdim. Serinin devamı bu yüzden biraz gözümü korkutmakta. Kitabı hem çok merak ediyor hem de olacaklardan korkuyorum. Aşk üçlemesi olursa dünyanın en saçma işi olur çünkü Feyre'nin kendini uğruna feda ettiği şey Tamlin'e olan aşkıydı, değil mi? Yine de serinin devamında nelerle karşılaşacağımı bilmediğimden kesin bir yargı yapmak istemiyorum ama bunun beni korkutmadığını söylesem yalan söylemiş olurum...

Özetle bu kitapta macerasından tutun heyecanından çıkın, bol aksiyonun, sınırsız bir hayal gücün ve en önemlisi fedakarlıklarla kuvvetlenen bir aşkın hikayesine konuk olacaksınız. Mutlaka okuyun, okutturun!
PUAN
 

Kitapların Senfonisi Copyright © 2012 Design by Antonia Sundrani Vinte e poucos