31 Aralık 2015 Perşembe

Kafes - Josh Malerman Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 19:35 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Kafes
Özgün adı: Birdbox
Yazar: Josh Malerman
Çeviren: Aslı Dağlı
Sayfa sayısı: 330
Türü: Gizem, Korku, Gerilim
Yayın evi: İthaki Yayınları

Dışarıda bir şey var…

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor. 

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat... Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?
@kitaplarinsenfonisi

YORUM
Cevapsız sorularla dolu bir son. Seri miydi bu kitap? O nasıl son öyle? Merak ettiğim o kadar şey vardı ki... Ama şunu belirtmeliyim, kurgu MÜKEMMELDİ.

Hemen kitaptan biraz bahsetmek istiyorum size. Öncelikle kitap bir bölüm günümüzü anlatırken diğer bölüm olayların başlangıcını, yani dört yıl öncesini anlatmakta.

Dışarıda bir şey var...
Haberler, gazeteler hep aynı şeyden bahsediyorlar: dışarıda bir şey var. Bu şeyi görenler ya aklını kaçırıyor ya da buna dayanamayıp kendilerini öldürüyorlar. Bu yüzden, SAKIN GÖZLERİNİ AÇMA.

Malorie, kardeşinin o şeyi gördükten sonra kendini öldürmesiyle gazetede gördüğü 'sığınma evi'ne gitmek için yola koyulur. Kısa zamanda eve ulaşır ama diğer evde yaşayanlar önce onu içeri alıp almamakta kararsız kalır çünkü erzakları sınırlıdır ve en önemlisi, dışarıdan geliyordur. -Bu arada Malorie'nin hamiledir.- Sonunda evdekiler Malorie'yi eve almaya karar verir.

Battaniyelerle örtülü pencerelerin ardında, bir kafeste belli bir süre yaşamaya devam ederler. İçme suları azaldığında dışarı çıkmak zorunda kalırlar ve dışarı çıktıklarında sağ kalabilecekleri tek bir yöntem olduğunu düşünürler; gözlerini bağlamaları gerekmektedir.

Dört yıl sonra, Malorie iki çocuğu ile birlikte nehrin kenarında terk edilmiş şehrin, terk edilmiş evlerinden birinde yaşamaktadır. Çocuklarını bunca yıldır sıkı sıkı eğitmiştir. Ama artık güvenli bir yere gitmenin zamanı gelmiştir. Gözlerini bağladıktan sonra çocuklarıyla beraber nehirde uzun bir yolculuğa çıkar. Ve bu yolculukta başlarına birçok şey gelir. En önemlisi de onları başından beri takip eden bir şey vardır.

Kafes, okurken sayfalarını heyecanla çevirdiğim ama okumaya ara verdiğimde devam etmek için heyecanlanmadığım bir kitap oldu. İronik bir durum belki ama kitabı sevdim... Tek sorun, sonu maalesef yeterli değildi.
PUAN

24 Aralık 2015 Perşembe

Leo - Mia Sheridan Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 18:25 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Leo
Özgün adı: Leo
Yazar: Mia Sheridan
Çeviren: Hanife Albayrak
Sayfa sayısı: 285
Türü: Genç Yetişkin, Aşk
Yayın evi: Yabancı Yayınları

Evie ve Leo, koruyucu aileleri vasıtasıyla tanışmışlar ve sıkı bir dostluk kurmuşlardı. Büyüdükçe, aralarındaki bu dostluk yerini daha yoğun bir duyguya, yani aşka bırakmış ve on sekiz yaşına girdiklerinde birlikte bir hayat kurmaya yemin etmişlerdi. Ergenlik çağındayken Leo birden evlat edinilip başka bir şehre taşınmış ancak Evie'ye bulduğu ilk fırsatta onunla iletişime geçeceğine dair söz vermişti. Ne var ki Evie ondan bir daha haber alamamıştı. 

Sekiz yıl sonra Evie şansını döndürüp kendine bir hayat kurmuştu. Bir işi, arkadaşları vardı ve mutluydu. Ardından gizemli bir adam ortaya çıktı, onu Leo'nun gönderdiğini iddia ediyordu. Ve bu adamla aralarındaki elektrik inanılmazdı! Yine de, Evie bu ateşli yabancıya güvenebilir miydi? Ve bu yabancı, Leo'yla olan bağlantısı ve onun ortadan kayboluşu hakkında Evie'ye yalan söylüyor olabilir miydi?
@kitaplarinsenfonisi
YORUM
Mia Sheridan'ın Başka Dilde Aşk kitabını çok sevdiğimden Leo'nun çıktığını görür görmez havalara uçmuştum. :D İdefix'te haftasonuna özel kargo bedava olunca hemen sipariş vereyim dedim. Kitap elime ulaşır ulaşmaz okumaya başladım. İyi ki de almışım! Çok, çok güzeldi!

Kitaptan biraz bahsetmek gerekirse;
Koruyucu aileler tarafından koruma altına alındıklarında Leo henüz on bir, Evie on yaşındaydı. Zamanla aralarındaki bağ, dostluktan aşka dönüşmüştü. Dört yıl sonra Leo, başka bir koruyucu aile tarafından evlat edinildiğinde şehir değiştirmek zorunda kalınca Evie ile yolları ayrılır. Ama Leo, gittiği yerden sık sık ona mektup yazacağını ve on sekiz yaşına geldiğinde geri dönüp birlikte hayatına devam edeceklerine dair Evie'ye söz verir. Fakat Leo gittiği ilk andan itibaren Evie bir daha ondan haber alamaz.

Leo'nun gidişinin sekiz yıl sonrasında bir gün Evie gizemli biri tarafından takip edildiğinin farkına varır. Ansızın takipçinin karşısına çıkıp açıkça neden onu takip ettiğini sorduğunda, adamın yanıtı, Leo'nun bir arkadaşı olduğu ve kısa süre önce Leo'nun öldüğünü söylemesi olur. Evie aldığı haber karşısında yıkılsa da pek belli etmez ama ne var ki gizemli takipçi görevini tamamlamış olmasına rağmen Evie'nin peşini bırakmaz. Zamanla gizemli takipçiyle aralarında bir bağ kurulur ve gizemli takipçinin Evie'ye söylemediği büyük bir sırrı vardır.

Bazı şeyler az çok tahmin edilebilir olmasına rağmen inanılmaz akıcıydı. Zaten iki günden daha kısa bir sürede bitti. Bundan böyle Mia'nın kitaplarını gözüm kapalı alabilirim. Çok sevdim! Ayrıca belirtmeliyim ki Leo'nun asıl hikayesini okuduğunuzda çok şaşıracaksınız!
PUAN

21 Aralık 2015 Pazartesi

Mucize - R. J. Palacio Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 17:56 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Mucize
Özgün adı: Wonder
Yazar: R. J. Palacio
Çeviren: Berna Sirman
Sayfa sayısı: 336
Türü: Genç Kurgu, Çocuk, Aile
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Kaderinde Sıradışı Olmak Varsa Sıradan Kalamazsın… 

Merhaba, adım August. Size nasıl göründüğümü anlatmayacağım. Aklınıza ne geliyorsa muhtemelen ondan daha kötü görünüyorumdur. 

August (Auggie) Pullman yüzünde fiziksel bir bozuklukla doğduğu için, normal bir okula gidemiyordu… şimdiye kadar. Yakında Beecher Ortaokulu'nda beşinci sınıfa başlayacak ve ömrünüzde bir kere bile "yeni çocuk" olduysanız, bunun ne kadar zorlu olduğunu tahmin edebilirsiniz. Dondurma yemek ve Xbox'ında oyun oynamak gibi sıradan şeyleri seven Auggie aslında sadece sıradışı yüzü olan, sıradan bir çocuk. Peki, yeni sınıf arkadaşlarını, görünüşünün ardında kendisinin de onlar gibi olduğuna ikna edebilecek mi?
@kitaplarinsenfonisi
YORUM
Çok nadir kitaplar sizi hem güldürür, hem ağlatır, hem eğlendirir hem de eğitir. Mucize, bunları barındırıyor. Kitabı o kadar sevdim ki öve öve bitiremiyorum. :D Çok fazla güzeldi! Bu yıl okuduğum kitaplar arasında en iyilerinden biriydi. Aldığı ödülleri de övgüleri de sonuna kadar hak etmiş. Mucize, kesinlikle okunması gereken kitaplardan. Okunmalı, okutturulmalı!

Doğuştan yüzünde şekil bozukluğu olan August Pullman, geçirdiği ameliyatlar dolayısıyla on yaşına kadar evde eğitim görmüştür. Bir gün annesi, onu okula yazdırmaya karar verir.

August, etrafında olan bitenin, görünüşünün farkında bir çocuktur. Dolayısıyla okul gibi bir ortama girdiğinde neler olabileceğini az çok bilmekte. Bu yüzden okula gitmemek için diretir. Ailesi onu ikna edip okula başladığında tabii ki her şey beklediği gibidir. Okuldaki çocuklar onu dış görünüşünden dolayı yargılayıp dışlar.

Herkes aynı değildir tabii, August'a iyi davrananlar da vardır ama genel olarak ondan uzak durmayı tercih ediyorlar. Bu durum, August'un daha da içerlenmesine neden olur. Her ne kadar insanların onu gördükten sonra ki tepkilerine alışmış olduğunu söylese de bu durum onu üzmektedir.

Kitapta August'un okuldaki ilk yılında karşılaştığı sorunların üzerinden gelme çabasını yaşıyoruz. Yaşıyoruz diyorum çünkü August ne yaşıyorsa, okurken siz de onu yaşıyorsunuz.

Özetle, August, aslında oyun ve Star Wars hayranı sıradan bir çocuktur, yani... yüzü dışında. Yine de sıradan olmak için her şeyini verebilecek bir çocuk. Ve August'la mutlaka tanışmalısınız.

R. J. Palacio, bir çocuğun duygu ve düşüncelerini öyle güzel bir şekilde kaleme almış ki hayran kaldım. Her yaşta okunabilecek mükemmel bir kitap.
PUAN

19 Aralık 2015 Cumartesi

[23. KCY Blog Tur] Konuş Benimle - Laurie Halse Anderson Kitap Tanıtımı | Yorum | Playlist

Gönderen Büşra Ay zaman: 16:52 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Konuş Benimle
Özgün adı: Speak
Yazar: Laurie Halse Anderson
Çeviren: Duygu Yücel
Sayfa sayısı: 304
Türü: Gerçekçi Kurgu, Genç Yetişkin
Yayın evi: GO! Kitap

Konuşmak gittikçe zorlaşıyordu. Boğazım sürekli acıyor, dudaklarım kuruyordu. Geceleri uyurken çenemi o kadar sıkıyordum ki sabahları başım ağrıyordu… Ne zaman annemle, babamla ya da öğretmenlerden biriyle konuşmaya çalışsam ya kekeliyor ya da donup kalıyordum. Sorunum neydi benim?

Melinda Sordino’nun bir sırrı var. Ama sırrını paylaşabileceği kimsesi yok. Bütün arkadaşları, hatta tanımadığı insanlar bile ondan nefret ediyor. Ve günden güne içine kapanan Melinda, çareyi susmakta buluyor. Yalnızlaştıkça susuyor, sustukça yalnızlaşıyor. Ta ki O ŞEY’den kaçıp saklanamayacağını, O GECE’yi unutamayacağını anlayana dek…

@kitaplarinsenfonisi
YORUM
23. turumuzdan herkese merhabalar! Bu turda GO! Kitap'ın yeni gözdesi Konuş Benimle'yi konuk ediyoruz. Kitap yorumuma geçmeden önce az ve öz şekilde Konuş Benimle'nin geçmişinden ve başarılarından bahsetmek istiyorum.

Konuş Benimle aslında 16 yıl önce yazılmış. Aldığı birçok ödülün yanı sıra Kristen Stewart'ın başrolünü üstlendiği filmi de çekilmiş. Ve bunca yıldır yazara bu kitap hakkında ve kitapta konu edilen olayı yaşayanlardan mail gelmiş ve gelmeye de devam ediyor. Zaten kitaba başlarken karşılaştığımız ilk şey, yazara gönderilen maillerden kesitler oluyor. Her bir satırı okurken tüylerim diken diken oluyor, boğazımda yumru oluşuyordu.

Gerçek dünya bu kadar iyi bir şekilde kaleme alınamazdı herhalde. Laurie Halse Anderson'ı bu hikayesinden ötürü tebrik ediyorum. Aldığı her ödülü sonuna kadar hak etmiş. Kitabın anlatımının çok farklı olduğunu da belirtmek isterim. Bu farklılık kesinlikle iyi yönde. Merak uyandırıcı konusuyla kitabı bir çırpıda bitiriyorsunuz zaten.

Melinda, dokuzuncu sınıfa geçmeden önceki yaza kadar arkadaşlarıyla arası iyi, dışa dönük bir kızdı. O yaz düzenlenen partide başına O ŞEY gelene kadar. -O ŞEY'in ne olduğunu az çok tahmin etmişsinizdir zaten.-

Liseye başladığında tamamen içe dönük bir karakter haline geliyor. İnsanlarla ilişkisini -her ne kadar istemese de- en aza indiriyor. Olabildiğince az, hatta hiç konuşmamaya gayret gösteriyor. Bu durum karşısında da okulda biraz dışlanıyor, ezik muamelesi görüyor. Herkes tarafından değil elbette, zaten öylesi gerçekçi kurgu olmazdı sanırım. Ona iyi davranan, yardımcı olan karakterler de oluyor. Bunlardan biri sınıf arkadaşı David Petrakis. Kitap boyunca kendisini çok sevimli bulduğumu söylemeliyim. :') Bir diğeri de resim öğretmeniydi. Melinda'yla diyalogları hep iyiydi.

Resim öğretmeni okul başladığında öğrencilerden yılsonuna kadar yapmalarını istediği bir görev verir. İçinde nesnelerin yazılı olduğu bir küreyle tüm sınıftan bir kağıt seçmelerini ister. Kendilerine çıkan nesnelerin duygularını yansıtmalarını ister. Melinda'ya çıkan kelime "ağaç" oluyor. Dolayısıyla yazar, kitap boyunca "ağaç" çizim ve kolajlarına bolca yer vermiş. Kitap kapağında yer alan ağaç dallarının gizemini de çözmüş oluyoruz böylelikle. :)

Şimdi, Melinda'nın O ŞEY'den kurtulmasının tek bir yolu var. Sakladığı sırrını birilerine anlatması gerek ama bu anlattığına kim, ne derece inanır dersiniz?

Kitabın sonunda bazı olaylar çözüme kavuşsa da bazı kısımlar soru işaretleriyle son buluyor. Yazara kitabın devamının gelip gelmeyeceği konusunda da çok mail atılmış. Yazarsa buna, düşündüğünü ama bunun ne zaman gerçekleşeceğine dair bilgi veremeyeceğini söylemiş. Kitabın yazılmasının ardından 16 yıllık bir süre geçtiğine göre, devamının geleceğini umut etmesek iyi olur sanırım. :)
Ayrıca kitabın sonunda yazarla yapılan röportaja da yer verilmiş. Bu kitabı okumak için vakit kaybetmeyin derim. Bu hikayeyi herkes okumalı, Melinda'yla herkes tanışmalı...
Kitap çekilişlerimize Facebook ve Instagram'dan katılmayı unutmayın!

8 Aralık 2015 Salı

[22. KCY Blog Tur] Beklenti - Maggie Stiefvater Kitap Tanıtımı | Yorum | Hayali Kadro

Gönderen Büşra Ay zaman: 16:30 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Beklenti
Özgün adı: Linger
Yazar: Maggie Stiefvater
Seri: Mercy Falls Kurtları, #2
Çeviren: Selim Yeniçeri
Sayfa sayısı: 382
Türü: Fantastik
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Kurt kafatasındaki insan gözleri bana suyu hatırlatıyordu: Bahar göğünü yansıtan berrak su mavisi, yağmurda bulanmış bir dere kahverengisi, yazın yosun tutmaya başladığında rengi değişen göl yeşili, karla kaplı bir nehrin grisi. Eskiden yağmurla ıslanmış huşların arasından beni izleyen sadece Sam'in gözleriydi fakat şimdi bütün sürünün bakışlarını üzerimde hissediyordum; bilinen şeylerin, söze dökülmeyen şeylerin ağırlığıyla. 
özlem.
Grace ve Sam birbirlerine kavuştukları anda, bir daha ayrılmamak için savaşmak zorunda kalacaklarını anlamışlardır. Sam için bu, kurtadam geçmişiyle hesaplaşmak anlamına gelmektedir; Grace içinse gittikçe belirsizleşen bir gelecekle yüzleşmek…
kayıp.
Bir anda dünyalarına giren yeni kurt Cole'un geçmişi ızdırap ve tehlikeyle doludur. Genç adam kendi iblisleriyle savaşırken kurt hayatına kucak açmakta ve insanlıkla bağlarını koparmaya çalışmaktadır.
beklenti.
Grace, Sam ve Cole için hayat iki kuvvet -kurt ve insan- arasındaki mücadeleden ibarettir; aşk ise iki farklı yüzünü hep aynı anda göstermektedir: yürek parçalayan ve mest eden, özgürleştiren ve tutsak düşüren, kışkırtan ve ürküten… Ama üç gencin dünyaları parçalanırken bile beklentileri hep aşk olacaktır…
YORUM
Ürperti'nin bomba gibi biten final sahnesinden sonra koşup Beklenti'yi de bitirdim. :D Hazırladığım hayali kadro ekibini paylaşmadan önce kısaca Beklenti'de neler olup bittiğinden bahsedeyim.

Ürperti, Sam ve Grace bakış açısından anlatılırken; Beklenti, Sam, Grace, Isabel ve kadroya yeni dahil olan Cole karakterleri bakış açısından anlatılıyor.

Cole St. Clair, ünlü bir rock yıldızıdır. Hayatı kadınlar , alkol ve bağımlısı olduğu ilaçlar üzerinde giden ölümle yaşamın ayırdığı ince çizgide yürümektedir. Özetle, mahvolmuş bir hayatı vardır ve yaşamının geri kalanında istediği tek şey hissizliktir. Bir şekilde Beck'le (Beck, sürünün lideri bu arada) yolları kesişir ve Beck'ten onu kurtadama dönüştürmesini ister.

Yorumun bu kısmından sonrası Ürperti'yi okumayanlar için biraz spoiler olabilir.
Sam'e uygulanan tedavinin işe yaramasının ardından insan olması Grace dahil herkes için şok olmuştur. Çünkü aynı tedavi Jack'e de uygulanmış fakat işe yaramamıştır.

Isabel, abisi Jack'in ölümünden sonra babasının aksine kurtlara öfke beslemez. Isabel, evinin arkasında kalan ormana sürekli yiyecek bırakır ve kurtları beslemeye başlar. Her geçen gün evinin etrafında daha çok kurt dolaşmaya başlar. Bu durum babasını deliye döndürür ve kurtlardan birini vurur. Isabel bunun ilk olmadığını bildiği gibi, son olmayacağını da bilmektedir ve babasını durdurmak zorundadır.

Sam, her akşam gizlice girdiği Grace'in odasında bir gece yine onunla beraber uyurken babası odaya girer ve Sam'i orada gördüğünde kelimenin tam anlamıyla kıyameti koparır. Ve Grace'e Sam'le görüşme yasağı koyar.

Grace ise durumu her geçen gün daha kötü bir hal almaktadır. Ufak bir baş ağrısıyla başlayan hastalığı, yüksek ateşten burun kanamasına, kan kusmasına kadar ilerlemiştir. Sorun şu ki, hastalığın teşhisi konulamamaktadır. İçten içe Grace ve Sam hastalığın sebebini bilmekte ve bunu kendilerine itiraf edememektedir.

Cole, Grace'in hastalığı için teorisini anlattığında tedavi için akıllarına tek bir çözüm yolu gelir. Bu çözüm yolu Grace'i ya tamamen öldürecektir ya da onun iyileşmesini sağlayacaktır.

Beklenti'den beklentim, Ürperti'de olduğundan daha yüksekti ama Beklenti, beklentilerimi pek karşılamadı maalesef. (Ne beklenti dolu bir cümle oldu ama! :D) Yazarın kalemi akıcı değildi, sayfaları çevirirken heyecanla çeviremedim ne yazık ki... ama buna rağmen merak uyandırıcı bir yanı olduğunu belirtmeliyim. Yazar, elindeki mükemmel kurguyu biraz heba etmiş gibi geldi bana. Halbuki bu kitap ne kadar güzel kaleme alınırdı... Buna rağmen finali yine bomba gibi bitirdi. Öyle bir yerde son yapıyor ki serinin devamını bir an önce okumak istiyorsunuz. Bu yüzden, üçüncü kitap için şimdiden büyük merak içerisindeyim.

Kitap çekilişlerimize Rafflecopter uygulamasından, Facebook ve Instagram'dan katılmayı unutmayın!

4 Aralık 2015 Cuma

[22. KCY Blog Tur] Ürperti - Maggie Stiefvater Kitap Tanıtımı | Yorum | Övgüler | Çekiliş

Gönderen Büşra Ay zaman: 15:49 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Ürperti
Özgün adı: Shiver
Yazar: Maggie Stiefvater
Seri: Mercy Falls Kurtları, #1
Çeviren: Zarife Biliz
Sayfa sayısı: 400
Türü: Fantastik
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Gözlerimi açtım, sadece Grace ve ben vardık, artık ondan ve benden başka hiçbir yerde hiçbir şey yoktu. Sanki öpücüğümü ve beni içinde tutmak istermişçesine dudaklarını birbirine bastırıyor, avcumdaki bir kuş kadar kırılgan bu anı tutuyordu. 


Soğuk
Grace senelerce evinin arkasındaki ormanda yaşayan kurtları seyretmiştir. Aralarından bir tanesi, sarı gözlü olan -onun kurdu- ise bakışlarına hep karşılık vermiştir. Birbirlerine tanıdık gelseler de Grace sebebini bilmemektedir.

Sıcak
Sam ikili bir hayat sürdürmektedir. Kurtken, sevdiği kızın sessiz bakışları altında yaşamaktadır. Fakat her sene kısa bir süreliğine tekrar insan olmasına rağmen Grace'le konuşmaya cesaret edememiştir… şimdiye kadar.

Ürperti
Grace ve Sam için sevgi, adını koyamadıkları bir his olmuştur. Ancak bir kez dile getirildiğinde görmezden gelinemez bir hal alacaktır. Sam insan formunda kalmaya çabalamalı, Grace ise onu yanında tutmaya çalışmalıdır. Fakat bunun için geçmişin yaralarına, şimdiki zamanın kırılganlığına ve geleceğin imkânsızlığına göğüs germek zorunda kalacaklardır...
@kitaplarinsenfonisi
YORUM
Uzun bir aradan sonra Kitap Cadıları'yla turlara yeni bir ekiple birlikte resmi bir dönüş yaptık! :D YGS dolayısıyla tur arkadaşlarımız turu bırakınca epeyce bir ara vermek zorunda kaldık ama şimdi yeni bir ekip ve bomba bir kitapla geri döndük. Birçoğumuzun bir süredir raflara girmesini sabırsızlıkla beklediği kitap: Ürperti. Hemen kısaca kitaptan bahsedeyim, ardından kitap için yapılan övgülere geçelim.

Grace Brisbane, henüz bir çocukken kurtlar tarafından ormana sürüklendiğinde akşam yemeği olmak üzereydi. Ta ki Sam onları durdurana kadar.

Sam Roth, Grace'i ormanda gördüğü ilk andan beri ona aşıktır. Kışları bedenini kurt olarak geçirirken, sıcak havalarda ise insan olarak geçirmektedir. Yani Sam'in kurtadama dönüşmesi hava sıcaklıklarına bağlıdır. Sam her ne kadar istese de insan bedenine büründüğünde Grace ile konuşma cesaretini bulamaz.

Sam ve Grace altı yılı her kış birbirlerini uzaktan izleyerek geride bırakırken işler değişmeye başlar. Grace'in okul arkadaşı Jack'in bedeni gizemli bir şekilde ölü bulunur. Jack aslında öldürülmemiş, ısırılmıştır ve dönüşüm geçirmektedir. Hastane morgundan kaybolan bedeni sır perdesini aralar ve kurtadamların sırrı yavaşça insanların bilgisine sızar. Jack'in ısırıldığını öğrenen polis memurları da çareyi ormandaki kurtları öldürmekte arar. Av başladığında Sam'in bedeni kurtken avcılar tarafından vurulur ve Sam bir şekilde kendini sürüyerek Grace'in verandasına atar. Grace, Sam'i ilk kez verandasında insan bedeninde görür ve onun, o kurt olduğunu anlar. Bundan sonrasında olaylar biraz hızlı gelişiyor ve şunu eklemeliyim ki, olaysız bir bölüm yok. :D

İlk 80-100 sayfa inanılmaz akıcı ilerledi ama devamı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kitabın orta kısmı biraz durağandı. Tamam, bir takım olaylar oluyordu ama heyecan yoktu. Sayfa 300'lerden sonra o baştaki heyecan ve akıcılık geri geliyor. Hele o final sahnesi? Bomba gibiydi resmen! Kitaba tam puan vermemin en büyük nedeni kesinlikle son sahneydi. Çünkü beklemiyordum. Yazar beni epey şaşırttı... Siz şimdi bu satırları okurken, ben muhtemelen ikinci kitaba gömülmüş, heyecanla Beklenti'yi okuyorumdur. :D

Ayrıca kitap çekilişimize aşağıdaki Rafflecopter uygulamasından, Facebook ve Instagram'dan katılmayı unutmayın!
PUAN
ÖVGÜLER
"Duygusal, yoğun, sürükleyici ve fazlasıyla tatmin edici."
VOYA

"Güzel ve etkileyici..."
School Library Journal

"Stiefvater Lament ve Ballad perilerini, yabancılaşmış kurtadamlar ve ilk aşkın şiirsel hikayesine bırakıyor... Karakterleri karşılaştıkları zorluklarla başa çıkarken akıllarını kullanmak için dinç bir şekilde istekliyken, kurt adamları yazma şekli ilgi çekici ve orijinal."
Publishers Weekly

"Ürperti giderek gözler önüne serilen bir gizeme, hakiki bir macera hissine ve hem insanlardan hem de kurtlardan gelen tehlikelere dair bir kitap."
The Sunday Telegraph

 

Kitapların Senfonisi Copyright © 2012 Design by Antonia Sundrani Vinte e poucos