19 Kasım 2013 Salı

Final - Becca Fitzpatrick Kitap Tanıtımı | Yorum | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 18:56 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Final
Özgün adı: Finale
Yazar: Becca Fitzpatrick
Seri: Düşmüş Baş Melekler Serisi, #4
Çeviren: Sevinç Tezcan Yanar
Sayfa sayısı: 411
Türü: Fantastik
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Hush Hush serisinin bu nefes kesici Finalinde kader ağlarını örüyor.

Nora ve Patch tüm sorunların geride kaldığını düşünmektedir ve genç kız, kovulmuş meleğe karşı hissettiği sevgiden her zamankinden daha emindir. Kovulmuş melek olsun ya da olmasın hayatının aşkı odur. Kökenleri ve kaderleri, birbirlerine düşman olmalarını gerektirse de Nora, Patch'e sırtını dönmeyecektir fakat ikisi de son bir tehlikeyle yüzleşmek için güçlerini toplamalıdır. Hank ölmüştür ve istemeden de olsa Nefilim ırkının lideri olan Nora onun başlattığı işi bitirmek zorundadır. Bu da kovulmuş melekleri, yani Patch'i yok etmesi gerekeceği anlamına gelmektedir. Böyle bir şeyin olmasına asla izin vermeyeceğinden, Patch'le birlikte bir plan yapar. Amaçları savaşı daha başlamadan bitirmektir.

Fakat bazen en iyi hesaplanan planlar bile ters gidebilmektedir. Nora yeni görevine alışmaya çalışırken hiç beklemediği bir şekilde, bağımlılık yapıcı bir güce kapılmaktan kendini alıkoyamaz.

Savaş hatları çizilirken Nora ve Patch hangi tarafta yer alacaktır? Aralarındaki farklılıklarla yüzleşirken bunları ya görmezden gelecek ya da uğruna savaştıkları sevginin yok olmasına sebep olacaklardır. Nihayetinde aşkın bile üstesinden gelemeyeceği engeller yok mudur?

Patch & Nora
YORUM
Ve serinin son kitabı Final de bitti. Kitabın bir an önce çıkması için ne kadar sabırsızlandığımı hatırlıyorum. :) Yazar aslında seriyi 3 kitapla bitirmek istiyordu, seri hayranları ısrar edince 4 kitap yapmıştı. Doğruyu söylemek gerekirse, Becca'nın sonuncu kitabı zorla yazdığı biraz belli oluyordu. Yani nerede Fısıltı, Çığlık, Sessizlik; nerede Final... İlk üç kitaptaki tadı alamadım bu kitapta. Ama yazar yine çok emek vermiş, hakkını yememek lazım. :)) Kitaplarda yazarların karakterleri öldürme nedenini de anlamıyorum. Okuyucuları bir çeşit bunalıma mı sokmak istiyorlar acaba? Becca bu finali mutlu bitirmeliydi. Evet, Final'de bir karakter ölüyor. Sonradan sevdiğim bir karakter bile olsa ölmesine çok üzüldüm. Gerçi yine de mutlu son yapmış gibi oldu ama durum biraz karışık. Okuyunca daha iyi anlarsınız dediklerimi. Ve biliyorum, kitabı biraz olumsuz anlattım. Siz bana bakmayın, yine de gerçekten çok güzeldi. Yani bütün kitaplar bir yana bu seri bir yana benim için. Fantastik kitap deyip ön yargıyla da yaklaşmayın. Gerçekten çok farklı... Ya da bana öyle geliyor bilemiyorum.
Patch'e baş melekler tarafından verilen ödül çok güzeldi. En az Patch ve Nora kadar bu hediyeye ben de sevindim! Gerçekten okunmaya değer bir seriydi. Her bir karakteri özleyeceğim kesin...
Serinin film hakları satıldı diye bir haber okuduğumu hatırlıyorum. Bu seri filme uyarlanmalı kesinlikle. Hatta Final kitabının fragmanında rol alan oyuncular karakterlere çok uyuyor bence. Ve onlar canlandırmalı bu karakterleri. Zaten serinin tüm kapaklarında modellik yapan Drew Doyon rol alıyor fragmanda da. Hayalimdeki Patch'le aynılar. :))


KİTAP FRAGMANI


PUAN

ALINTILAR

Patch, "Kızlar gecesi nasıldı?" diye sordu.
"Çok yorgunum. Yataktan başka bir şey düşünemiyorum."
"Aynı düşünceyi paylaşıyoruz."
"Sen de mi yatağı düşünüyorsun?" Oysa Patch bana nadiren uyuduğunu anlatmıştı.
"Seni yatağımda düşünüyorum."

Parkelerin gıcırtısına uyandım. Saati bulmak için kolumu baş ucu komodinime doğru atarken, "Dante?" dedim. "Ah, saat kaç? Günlerden ne?"
"Salı sabahı. Ne anlama geldiğini biliyorsun." Bir egzersiz kıyafeti yumağı suratıma çarpıldı. "Keyfin gelince, benimle garaj yolunda buluş."
"Gerçekten mi?"
Dişleri karanlıkta gülümsemeyle parladı. "Buna kandığına inanamıyorum. Kıçın beş dakika içinde dışarıda olsa iyi olur."

"Sana yalan söyledim." dedim. "Güveni benim için her şeyden daha önemli olan tek kişiye yalan söyledim. Sana yalan söyledim, Patch ve kendimi affettirebilir miyim bilmiyorum."
Patch bir açıklama talep etmek yerine, kolumu öpmeyi sürdürdü. Ancak bileğimin iç tarafına bir öpücük kondurduktan sonra konuştu. "Bana söylediğin için teşekkürler," dedi usulca.
Hayretle gözlerimi gözlerimi kırpıştırarak yan döndüm. "Hangi konuda yalan söylediğimi bilmek istemiyor musun?"
"Kendini daha iyi hissetmen için ne yapabileceğimi bilmek istiyorum."

Küçük ve sevimli odamızda, uzanıp ipekli boyun bağını çektim ve düğümü çözdüm. Beğeniyle, "Beni etkilemek için böyle giyiniyorsun." dedim.
Dişlerini kulak mememe sürterken, "Hayır, Melek," dedi. "Seni etkilemek için soyunuyorum."

17 Kasım 2013 Pazar

Sessizlik - Becca Fitzpatrick Kitap Tanıtımı | Yorum | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 19:10 1 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Sessizlik
Özgün adı: Silence
Yazar: Becca Fitzpatrick
Seri: Düşmüş Baş Melekler Serisi, #3
Çeviren: Sevinç Tezcan Yanar
Sayfa sayısı: 416
Türü: Fantastik
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Geride sadece sessizlik kaldığında gerçek duyulabilir mi?

Patch ve Nora arasındaki çığlık, yerini sessizliğe bırakmıştır. Patch'in karanlık geçmişindeki sırların üstesinden gelmiş… birbirinden tamamen farklı iki dünya arasında bir köprü kurmuş… ihanet, sadakat ve güven duyguları zorlu sınavlardan geçmiştir. Ve bütün bunlar, cennet ve dünya arasındaki sınırları aşan bir aşk uğruna göze alınmıştır. Birbirlerine duydukları sarsılmaz güven haricinde hiçbir şeye sahip olmayan Patch ve Nora, uğruna çaba harcadıkları her şeyi ve aşklarını paramparça edebilecek bir güce karşı umutsuz bir savaşa başlarlar...

YORUM
Ve serinin üçüncü kitabı da bitti. Şimdiden söyleyeyim, okumayanlar çok şey kaybediyor... Öyle akıcı ve güzel yazılmış ki, bir çırpıda bitti. Betimlemelerden söz bile etmiyorum zaten. Bu kitabı okumak, film izlemek gibi... Kitabın başlarında yıkıldım resmen. Patch'in katlanması gereken çok şey vardı ve en önemlisi Nora'dan uzak durmalıydı. Kötü karakterimiz Hank Millar, Nora'nın hafızasının son beş ayını silince haliyle Nora Patch'i, hatırlamıyor. Patch her ne kadar ondan uzak durmaya çalışsa da bunu pek başaramıyor. Nora, hafızasındaki boşluğu kurcalamaya başlıyor ve olaylar o andan itibaren gelişiyor. Anlatım o kadar güzel ki kitabı adeta Nora benmişim gibi okuyorum. Tabii arada bir fark var, ben her şeyin farkındayken Nora her şeyden habersiz. :D Kısacası Becca'nın kaleme aldığı bu seri muhteşem bir şey. Final kitabıyla son yapılmasına ne kadar üzülsem de Becca işi tadında bırakıyor.
PUAN
Patch & Nora
(Aslında bu kareler Fısıltı'ya ait ama eklemeden geçemedim:)
ALINTILAR
"Seni sırtından bıçaklamam. Bu kadar ciddi bir konuda asla."
"Kendime not: Marcie sadece önemsiz konularda arkadan bıçaklar."
Pes ederek iç geçirdim. "Pekala! Üstüme bir şeyler geçireceğim. Arkanı dön. Pijamalıyım."
Scott gülümsedi. "Ben bir erkeğim. Bu bir çocuktan şeker rafına bakmamasını istemek gibi bir şey."
"Güzel kokuyorsun." dedi Patch.
"Adına duş deniyor. Sabun, şampuan ve sıcak su."
"Çıplak. Nasıl olduğunu bilirim."
"Sözümü kesip durma Nora. Nerede kaldığımı unutturacaksın." diye söylendi Scott.
"Bu konuşmayı ezberledin mi?"
Sırıttı. "Çok boş zamanım var. Dediğim gibi. Ah, lanet olsun. Nerede kaldığımı unuttum."
*Nora balo kıyafeti seçmeye Marcie ile girmek zorunda kalıyor*
"Seni beklemek niyetindeydim ama sonra elbiseyi gördüm. Beni adeta çağırdı."
"Gerçekten mi?
"Evet, Marcie, Cennetin kapıları açıldı ve melekler, 'Haleluya!' diye şarkı söylemeye başladılar." Zihnimde kafamı duvarlara vuruyordum.
Patch, "Scott'a söyle Hank onu arıyor. Dikkat etse iyi olur. Bu arada bu elbise ne için?"
"Okula dönüş balosu için." dedim. "Beğendin mi?"
"Son baktığımda, okula dönüş balosu için kavalye gerekiyordu."
"O konuda..." diye geveledim. "Şey, ben... Scott'la gidiyorum."
Patch gülümsedi ama bu gergin bir gülümsemeydi. "Sözümü geri alıyorum. Hank, Scott'ı vurmak isterse, benden tam desteği var."

13 Kasım 2013 Çarşamba

Çığlık - Becca Fitzpatrick Kitap Tanıtımı | Yorum | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 19:37 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Çığlık
Özgün adı: Crescendo
Yazar: Becca Fitzpatrick
Seri: Düşmüş Baş Melekler Serisi, #2
Çeviren: Sevinç Tezcan Yanar
Sayfa sayısı: 407
Türü: Fantastik, Genç Yetişkin
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Okurları tutsak eden büyük heyecan ve keyifler okunan Fısıltı ikinci kitabı Çığlık'la kaldığı yerden devam ediyor...

Nora Grey'in hayatı mükemmellikten hala çok uzaktadır. Hayatına kastedilmiş olması hoş bir deneyim olmasa da en azından bu durumun içinden bir koruyucu melek sahibi olarak çıkmıştır. Gizemli, çekici ve muhteşem bir koruyucu melek. Ama Nora'nın hayatındaki yerine rağmen, Patch'in hareketleri kesinlikle meleksi değildir. Hatta her zamankinden daha anlaşılmaz görünmektedir; tabii bu mümkünse.

Hayatındaki gerçeklerin ne olduğunu umutsuzca öğrenmek isteyen Nora, cevaplara ulaşabilmek için kendisini giderek tehlikeli hale gelen durumların içerisine sokar. Ama belki de bazı şeyler olduğu gibi bırakılmalıdır, zira gerçek, güven duyduğu her şeyi ve herkesi yok edebilir.

YORUM
Çığlık, gerçekten çığlık atılası bir kitaptı. Nora, duygularını öyle güzel anlatıyor ki, o hayatı ben yaşıyormuş gibiydim. Kitabın çoğu bölümü Patch'in bir takım işleri yüzünden Nora'dan ayrı geçiyor. Marcie cadısı yüzünden de sürekli tartışıyorlar, kavga ediyorlar vs... Duygular ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Gözlerim doldu, bir ara ciddi ciddi ağlayacaktım, kendimi zor tuttum vallahi! Sürükleyici, kendinizi kitabın içerisinde kaybediyorsunuz. Bu macera bir harika dostum! :D Betimlemeler de o kadar güzeldi ki adeta film izliyor gibiydim. Becca gerçekten başarılı bir iş daha çıkarmış. Harika ama bir o kadar da merak uyandırıcı bir son yapmış yazar, haliyle bir sonraki kitaba geçmek için sabırsızlanıyorsunuz, ben de öyle! Unutmadan, kitabın sonunda merak ettiğimiz Patch'in gerçek adını da öğreniyoruz! Ve bu seriyi okumayanlar için söylüyorum, gerçekten zaman kaybetmeyin. Şiddetle tavsiyemdir! :)

PUAN

Patch & Nora
ALINTILAR
Parmağımı gömleğinin yakasına geçirip onu kendime doğru çekerken Patch'e, "Beni sakın terk etme," dedim.
"Sen benimsin melek, bana sonsuza dek sahipsin."

...
"Bana şişko dedi. Ölmeyi hak ediyor." Vee burnundan soluyordu.
Marcie, "Beni nasıl öldürmeyi planlıyorsun?" diye tısladı. "Üstüme oturarak mı?"

*Marcie konuştuktan sonra*
Vee, "Bir şey duydun mu Nora?" dedi. "Bana bir şey duymuşum gibi geldi."
"Kesinlikle bir şey duydun," diye onayladım.
Vee bana "Bir köpek osurmuş olabilir mi?" diye sordu.
Başımı salladım. "Sanırım öyle."
Marcie'nin gözleri iki çizgiye dönüştü. "Ha ha."

"Sen deli misin?" dedim.
"Senin için deliriyorum."
"Patch!"

Kısa bir sessizlikten sonra, "Bizim durumumuz ne olacak?" diye sordum.
"Birlikteyiz." Kaşlarını soru sorar gibi kaldırdı.
"Çok kavga ediyoruz." dedim.
"Ama çok da barışıyoruz," dedi.

7 Kasım 2013 Perşembe

Zümrüt Yeşil - Kerstin Gier Kitap Tanıtımı | Yorum | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 22:41 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Zümrüt Yeşil
Özgün adı: Smaragdgrün
Yazar: Kerstin Gier
Seri: Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer, #3
Çeviren: Firuzan Gürbüz
Sayfa sayısı: 455
Türü: Aşk, Macera, Fantastik
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer -3

İçinde aşkın tüm renklerini bulduğunuz unutulmaz serinin son kitabı...

Bir kadın kalbi kırıldığında ne yapar?

En iyi arkadaşını arar, çikolata yer, belki haftalarca aşk acısı çeker.

Ancak zaman yolcusu Gwendolyn Shepherd, elinde olmayan nedenlerden dolayı enerjisini başka şeylere harcamak 
zorundadır. Örneğin hayatta kalmak...

Çünkü geçmişte yaşayan Saint Germain Kontunun yaptıkları, geleceği tehlikeli bir şekilde etkilemeye başlamıştır.


Gwendolyn ve Gideon aşk acısına rağmen ipucu bulmak için 17. yüzyıldaki büyüleyici bir baloda menuet dansı yapmakla kalmayacak, kendilerini unutulmaz bir maceranın da içinde bulacaklardır...

Xemerius, Gwendolyn ve Gideon
YORUM
Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisinin üçüncü ve son kitabı. Kitap çabuk bitmesin diye dua ederken kendimi bir anda son sayfada buldum. Çabuk bitmesin diye okumamak için çok direnmiştim halbuki. :)

Öncelikle belirteyim ki, kitabın konularında aşktan çok bahsediliyor ama seriyi 'aşk ağırlıklı' kitap olarak almayın ve o gözle bakmayın. Çünkü yazarımız aşka kitabın konusunda yer alacak kadar aşka fazla yer vermemiş. Aşk olan sahnelerin her biri harikaydı tabii ama seri genel olarak zaman yolculuğu macerası üzerine, bilginizle...

Yoruma gelecek olursak, Zümrüt Yeşil, bir solukta okuyabileceğiniz ve bitmek bilmeyen maceralarla sizi esir eden bir kitap. Evet, Gideon'un Safir Mavi'de yaptığı her şeyin mantıklı ve güzel bir açıklaması vardı. Genel olarak bakarsak, Yakut Kırmızı'dan itibaren kafamda dönen tüm soruların cevabını bu kitapta buldum. Şaşırdığım bir çok olay da oldu doğrusu. Her neyse, seri kesinlikle 'favorilerim' listesinde ve okumanız şiddetle tavsiye edilir! Karakterleri kesinlikle özleyeceğim. Özellikle Gwen & Gideon'u. Xemerius'un şakalarını. Hayalet James'in bitmek bilmeyen yüksek ateşini. Ve çenesi düşük Gwen'in yakın arkadaşı Leslie'yi...

Not: Kitapları teker teker almayın, seriyi toplu alın. Her kitabın sonu öyle heyecanlı bitiyor ki bir sonraki kitaba geçmek için sabırsızlanıyorsunuz. Şimdi sırada merakla beklediğim serinin filmleri var!

PUAN
Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer

ALINTILAR

"Seni seviyorum Gwenny, lütfen beni terk etme," dedi Gideon.
Kocaman bir hiçliğin içinde yok olup gitmeden önce, duyduğum son sözler bunlardı.

"Tuhaf bir şekilde bana tanıdık geliyor," dedi birisi kulağımın dibinde. James'in uyuşuk sesi olduğu kesindi.
"Tabii gelecek mankafa," dedi başka bir ses. Bu da ancak Xemerius'a ait olabilirdi. "Bu Gwendolyn, tabii okul üniforması yok, bir de peruğu var."
"Benimle konuşman için sana izin vermedim, terbiyesiz kedi!"

Annemle uzun süre ne ağlamayı kesebildik, ne de konuşabildik.
Ta ki Xemerius başını duvardan içeri sokup, "Ah, buradasın demek!" diyene kadar. "Eyvahlar olsun! Oda fıskiyeleri iki olmuş! Niyagara Şelalesi modelinde ucuzluk başladı galiba."

Annem pudra kutusunu açtı, küçük aynasına bakıp iç geçirdi. "Eyvah. Frankestein'ın annesine benzemişim."

Leslie ve ben, Gideon ve Raphael'i görünce el salladık.
Xemerius yapmacık bir sesle, "Özlemle beklenen iki masal prensi bu sabah değişiklik yapmış ve beyaz atlarını ahırda bırakarak, metroya binmişlerdi," diye nutuk attı. "Onları görünce iki prensesin gözleri parladı ve patlamaya hazır gençlik hormonları utangaç selamlaşma öpücükleri, aptalca sırıtmalar şeklinde birbiriyle çarpışınca zeki ve erişilmez güzellikteki iblis ne yazık ki çöp sepetine kusmak zorunda kaldı."
Utanmazca abartıyordu, hiç birimiz aptalca sırıtmıyorduk bir kere.

2 Kasım 2013 Cumartesi

Romantik Vampir - J. Morgan Kitap Tanıtımı | Yorumu | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 20:40 0 yorum
TANITIM


Kitabın adı: Romantik Vampir
Özgün adı: Love at First Stake
Yazar: J. Morgan
Seri: Aşk Isırır 1/5
Çeviren: Melike Tamsoy
Sayfa sayısı: 350
Türü: Fantastik
Yayın evi: Kalipso Yayınları

Kana alerjisi olan bir vampir polis...
Zeki, güzel, esprili ve bir vampir avcısı...
İnsanlık kadar eski ve kötülüğünün zirvesinde bir vampir...

"Madam, kalbimde oldukça derin bir iz bıraktığınızın farkında mısınız acaba?" 

Haklıydı da. Göğsüne sapladığım kazık hala gövdesinde duruyordu. Bu soru, o evde vampir avlamaya çalışırken duyduğum en acayip sorulardan biriydi...

Eğer o, bilinen anlamda iğrenç görüntüsüyle sahip olsaydı, hiç bir şey yapamasam bile kesinlikle avazım çıktığı kadar bağırırdım. Tam tersine, erkek mankenler kadar yakışıklı görünüyordu. Belki de muhatap olduğum bu vampir, son derece akıllı ve sıra dışı biriydi. Gelişen olaylar sonucunda vampir avlamaya çalışırken insan kanına alerjisi olan bir vampire aşık olmuştum.... Evet, doğru duydunuz. İnsan kanına alerjisi olan bir vampir... Babam ve ağabeyim beni kesin öldürecekler.... Bundan adım gibi eminim...

Romantik Vampir - Orijinal Kapak
YORUM
Aşk Isırır serisinin ilk kitabı. Aslında ilk ve son kitabı. Serinin ilk kitabı dilimize iki farklı yayın eviyle çevrilmiş fakat ilk kitabıyla bırakılmış. Yani devamı getirilmedi. Araştırmalarıma göre orijinal dilinde 5-6 kitaplık bir seriden oluşuyor. Kitap yorumuna gelecek olursak, ilk defa esprisi bu kadar bol bir vampir kitabı okudum. Serinin devamı da gelseydi keşke. Kitabı tavsiye eder miyim? Ederim, ancak boş zamanlarınızda...
Çeviride çok hatalar vardı hikaye kopuk kopuktu. Hatta çeviri çok kötüydü diyebilirim. Bazı yerleri anlamadım bile. Serinin devamının gelmesinin büyük nedeni bu olabilir. Hikaye güzeldi ama...
Donatello Ravell, insan kanına alerjisi olan bir polis vampirdir. Savannah Marshall ise kitabın baş karakteri ve vampir avcısı. Savannah, düzenbaz Rudolpho'yu avlamak için yola koyulduğunda Donatello ile karşılaşıyor. Birlikte takım olup Rudolpho'yu avlamaya gidiyorlar... Olaylar öylece gelişirken biz de gülerek ve heyecanla bir anda bitiriyoruz kitabı. Yazar merak uyandırıcı bir son yaptığından haliyle serinin devamını da bekler oluyoruz...
PUAN

ALINTILAR

"Seni aptal. Eminim, çünkü ben ölü ve aylak bir vampir değilim anlıyor musun?"
"Bunun böyle olduğu ortada. Sen bir istisnasın."
"Sen her zaman böyle kalın kafalı biri misin? Yoksa bu küfürleri sadece benim için mi sarf ediyorsun?"

"Her ikinizden biri telefonuna cevap vermiş olsaydı bu ziyarete gerek duymayacaktım."
"Biz balayındayız. Telefona bakmak balayımızı bal ve ayı olarak ayırırdı."
 

Kitapların Senfonisi Copyright © 2012 Design by Antonia Sundrani Vinte e poucos