29 Ağustos 2015 Cumartesi

[21. Blog Tur] Sezgi - Amy A. Bartol Kitap Tanıtımı | Yorum | Yazar Hakkında + Seri Bilgisi

Gönderen Büşra Ay zaman: 16:17 0 yorum
TANITIM

Kitabın adı: Sezgi
Özgün adı: Intuition
Yazar: Amy A. Bartol
Seri: Öngörü, #2
Çeviren: Merve Özcan
Sayfa sayısı: 518
Türü: Fantastik
Yayın evi: Yabancı Yayınları

2012 UTOPYA CON ÖDÜLÜ alan genç edebiyatı serisinde, macera kaldığı yerden devam ediyor. Sürgünlerin dünyasında kâbuslar gerçek oluyor, karanlık gelecek daha da kaçınılmaz hale geliyor...

Evie onu görmemek için gözlerini açmadı ama onun kokusu yine de burnuna doluyordu. Soluduğu havayı yoğunlaştırıyor, Evie'yi kokusuyla… aromasıyla boğuyordu. Titredi. Direnmeliydi. Eğer yeterince güçlü olamazsa, hastalığı şimdi bile ona bulaşmış olan bu avcıyla aynı kadere sürgün edilecekti. Ama artık Evie, ona açtı ve o bunu biliyordu; kendisini kemiren acıyı sonlandırma ihtiyacına güveniyordu. Teslimiyetinin nasıl da tadını çıkarırdı. Evie şimdilik hayattaydı ama aksi için yalvarması ne kadar sürecekti?
@kitaplarinsenfonisi
YORUM
Merhaba! Sezgi turumuz tüm hızıyla devam ederken, yazar hakkında, seri bilgisini ve yorumumu sizinle paylaşmadan önce yazarın dünya tatlısı bir kadın olduğunu belirtmek istiyorum. ^^

Hemen notumu düşeyim, ilk kitabı okumayanlar için yorumum spoiler içerir.
Evie, Serafim meleği olduğunu öğrendiğinde her şey karışır. Bununla beraber tüm diğer doğa üstü güçlere sahip varlıklar Evie'nin peşine düşer. Reed, her ne kadar Evie'ye onu koruyacağını söylese de bazı doğa üstü güçlere sahip varlıklara gücü yetersiz kalıyordur ve Evie bunu fark ettiğinde Reed'i de korumak üzere Russell ile birlikte kaçmaya karar verir. Hatırlarsanız ilk kitapta Russell ölmek üzereyken Evie kendini feda ediyor ve onu da Serafim meleğine dönüştürüyor...

Evie ve Russell kaçtıkları yerde diğer melekler ve varlıklar tarafından yakalanıyorlar. Bu varlıklardan biri Evie'ye fena halde kapılıyor ve aşk üçgenimiz dörde çıkıyor.

Diğer tüm varlıklar bir yana Alfred'in Evie kovalamacası da devam ediyor. Yani kitapta herkes Evie'nin peşinde. :D

Normalde kitap Evie'nin gözünden anlatılırken yazar Russell karakterine de yer vermiş ve açıkçası kitapta en çok severek okuduğum bölüm orasıydı. Özellikle geçmişteki hikayeleri çok ilgimi çekmişti.

Melek lisanında konuşulanlar ve bu lisanda geçen sözcükler kitapta bolca mevcut bu yüzden de yazar bize bir kolaylık yapmış ve kitabın sonuna 'sözlük' bölümünü eklemiş.

Sezgi benim için Kaçınılmaz'a göre biraz durağandı. Fazlasıyla olay oluyor, hatta olaylar boyut atlıyor daha hareketli sahneler oluyor ama kitap akıcılıktan biraz yoksun maalesef ki.

Not: Kaçınılmaz ve Sezgi için düzenlediğimiz Instagram ve Facebook çekilişlerine katılmayı unutmayın! :)

24 Ağustos 2015 Pazartesi

Kaçınılmaz - Amy A. Bartol Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 15:39 0 yorum
TANITIM

Kitabın adı: Kaçınılmaz
Özgün adı: Inescapable
Yazar: Amy A. Bartol
Seri: Öngörü, #1
Çeviren: Merve Özcan
Sayfa sayısı: 432
Türü: Fantastik
Yayın evi: Yabancı Yayınları

Evie Claremont üniversiteye başladığında, gördüğü kâbusların biteceğini ummuştu. Ama bitmemişlerdi... En garip durumlarda bile mantıklı bir açıklama bulmaya çalışan Evie'nin hayatında, ikinci sınıf öğrencisi Reed Wellington'la tanıştıktan sonra akla mantığa sığmayacak şeyler olmaya başlamıştı. Reed'e karşı hissettiği anlamsız çekim de işleri iyice karıştırıyordu. Çünkü Reed, Evie'ye hayatta başına gelip gelebilecek en korkunç şeymiş gibi davranıyordu. Yine de ne zaman ihtiyacı olsa, hayatını kurtarmak için Reed oradaydı…

Reed'in sakladığı sır neydi? Evie'nin şüpheleri doğru muydu? Peki, rüyalarında gördüğü o karanlık gelecek kaçınılmaz mıydı?
YORUM
Merhaba! Bu sefer Öngörü serisinin Kaçınılmaz ve Sezgi kitaplarına düzenleyeceğimiz turla karşınızdayız. Konu meleklerle ilgili kitaplar olduğunda bu benim için büyük bir merak konusu oluyor. Sanırım bu birçoğunuz için de geçerli. :D

Evie Claremont, annesini henüz küçükken kaybetmiş, babasını hiç tanımayan, dayısı Jim ile yaşayan bir karakter. Evie, uzun zamandır gördüğü kabusların nedenini anlamıyor, üniversiteye başladığında biteceğini umuyordu. Ama Evie, gittiği Crestwood Üniversitesi'nde daha çok kabus görmeye başlamıştı.

Reed Wellington, Evie'yi gördüğü anda ona büyük nefretle bakan ve okuldan ısrarla gitmesini isteyen bir diğer ana karakter. (Malum melek Reed oluyor bu arada.) Tabi burada Reed'in sakladığı, bizimse çok sonradan öğrendiğimiz bir sır var. Evie, bunun üzerine tabii ki üniversiteyi bırakmıyor. Zaten kim tanımadığı biri tarafından önüne bir sebep sunmadan okulu ısrarla bırakmasını istediğinde hangi mantıkla okulu bırakırdı emin değilim. Neyse, Evie'nin okulu bırakmasında etkili olamayan Reed bu kez Evie'yi koruma altına almaya karar verir.

Kitapta bir diğer önemli karakterler de Russell ve Freddie. Freddie, Evie'nin anlaştığı tek karakter , hatta dert ortağı diyebiliriz. Russell ise Evie'nin Reed'in de dahil olduğu aşk üçlemesinde yer alıyor. Evie, Russell'ı her ne kadar ruh eşi olarak görse de Reed'e olan tutkunluğu arasında çelişki yaşıyor.
Bir de Evie'nin yurttan arkadaşları var: Buns ve Brownie. Bu iki karakteri sevimli, enerjik ve biraz da yaramaz olarak tanımlayabiliriz. ^^

Reed'in dünyasına girmesiyle Evie'nin hayatında artık her şey anlam kazanmaya başlar. Yıllardır sorduğu sorulara cevap alıyordur ve sevdiklerine zarar gelmesini önlemek için herkesten uzak kalır. Son olarak tabii ki yazar ters köşe yapıyor. Emin olun, hiç beklemediğiniz şeyler oluyor. 

Serinin devam kitabı olan Sezgi'ye önümüzdeki hafta tur düzenleyeceğiz. Takipte kalın! ^^
Ayrıca seri için düzenlediğimiz çekilişe katılmayı unutmayın! Instagram çekilişi için BURADAN, Facebook çekilişi için BURADAN katılabilirsiniz! 
PUAN

21 Ağustos 2015 Cuma

Sonsuza Dek - Kiera Cass Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 19:44 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Sonsuza Dek
Özgün adı: The One
Yazar: Kiera Cass
Seri: Seçim, #3
Çeviren: Derya İmer Aydınlık
Sayfa sayısı: 287
Türü: Distopya
Yayın evi: Dex Yayınları

Seçim, America'nın hayatını tamamıyla değiştirmişti. 

Illéa'nın prensesi olmak için yarışmaya katıldığından beri, ilk aşkı Aspen'e hissettikleri ve Prens Maxon'a karşı gün geçtikçe artan ilgisi arasında kalmıştı.

Şimdi America için gerçekten de karar verme zamanı. 
Savunduğu doğrular için mücadele zamanı.
İstediği gelecek için savaşma zamanı.
Sonsuza dek seveceği erkeği seçme zamanı.

Yayınlandığı tüm ülkelerde çok satanlar listesine hızlı bir giriş yapan Sonsuza Dek, Beni Seç ve Elit'ten sonra seçim serisinin üçüncü kitabı. Uzun süredir serinin hayranları tarafından beklenen Sonsuza Dek'te Kiera Cass distopik fantazyayı peri masalıyla birleştiriyor ve unutulmaz bir finale imza atıyor.
YORUM
Merhaba! Son aldığım karar üzerine artık yarıda bıraktığım serileri tamamlamaya karar verdim. Birçok serinin son kitabını okumamıştım ve bu kadar uzatmanın yeterli olduğunu düşünüyorum. :D Seri tamamlama operasyonuna Seçim serisi ile başladım.

Öncelikle belirteyim ki serinin ilk iki kitabını okumayanlar için spoiler içerir. Hatta Sonsuza Dek kitabı için de birazcık spoiler kaçırmış olabilirim. :P
Seçim serisinin her ne kadar gereksiz yere uzatılmış olduğunu düşünsem de seriyi gerçekten sevdiğimi fark ettim. Kitabın tuhaf bir albenisi var. :D Ve yazarın kalemini seviyorum. Kitapları fevkalade akıcı yazmış. Sonsuza Dek bittiğinde üzüldüm bile. Karakterleri çok sevdim...

Sonsuza Dek'te neler oluyor neleer. America, bu kitapta duygularından oldukça emin ve artık aşk üçlemesini sonlandırması gerektiğinin farkında. Maxon, umutsuzca hala America'nın duygularını ona açmasını beklemekte. Aspen'e gelince özellikle kitabın sonuna doğru onda da değişimler oluyor...

Illea ülkesinin asıl kurucunun torunlarından biri Maxon'a bir teklifte bulunuyor, Kuzey asilerle ittifak kurmasını istiyor. Maxon'ın alacağı herhangi karar hayatlarını etkileyecek, bu yüzden alacağı kararı ciddiyetle düşünmeli ve öyle sonuca varmalı. Öte yandan Güneyli asilerin saldırıları devam etmekte...
Sonsuza Dek'te seçilen dört Elit'in araları daha bir iyi oluyor. Hatta Maxon hakkında oturup bol bol dedikodu yapıyorlar. :D Celeste'in bile sevimli bir karaktere dönüşmesini görüyoruz ayrıca. Sonra gün geliyor Elit'ler ikiye düşüyor ve Maxon aralarından birini seçeceği duyurusunu yapıyor. Aslında seçeceği kişi belli malumunuz. Ama Maxon'ın America'yı Aspen'le yakın şekilde yakalayınca kıyamet kopuyor. (!!!) Maxon her şeyi öğreniyor tabii ki. Zaten America'nın bunu Maxon'a daha önceden söylememesi kabahat. -_-

Her neyse, vakit doluyor, kameralar kuruluyor. Artık Maxon için seçimini açıklama sırası. Ama seçimini açıklamıyor, aslında açıklayamıyor çünkü Güneyli asilerin saldırılarını uğruyorlar tekrar ve bu seferki hasar fazla büyük. Birkaç karakterin ölümüne şahit oluyoruz maalesef...
Kitaba puanım 4.5.
PUAN

9 Ağustos 2015 Pazar

Gözlerindeki Canavar - J. M. Darhower Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 16:06 0 yorum
TANITIM


Kitabın adı: Gözlerindeki Canavar
Özgün adı: Monster In His Eyes
Yazar: J. M. Darhower
Çeviren: Arzu Altınanıt
Sayfa sayısı: 448
Türü: Yetişkin, Aşk
Yayın evi: Yabancı Yayınları

Kırmızı Başlıklı Kız, Koca Kötü Kurt'a âşık olursa… Ignazio Vitale iyi bir adam değildi. Onu ilk gördüğümde tehlikeyi sezmiştim. Karanlık ve öldürücü… Büyüleyici ve ürkütücü... İstediğim her şey ve ihtiyacım olan son şey... Saplantı…

Beni ağına düşürmesi, yatağa atması ve hayatına dahil etmesi çok uzun sürmedi. Onun sırları vardı, hayal bile edemeyeceğim sırlar… Gözlerindeki karanlık, ürkütücü ve heyecan vericiydi. O, yakışıklı prens maskesi ardına gizlenmiş bir canavardı ve maskesini çıkardığında her şey değişmişti. Ondan nefret etmek istiyordum. Bazen ediyordum da... Ama bu onu sevmeme engel olmuyordu.
YORUM
Kitap 350 sayfalarında bitseydi sanırım vereceğim puan 2 olurdu. Kitap 350ye kadar sıkıcı ilerliyor ama tuhaf bir şekilde kendini okutturuyor da. Yazarın bütün hikayeyi son 100 sayfaya sıkıştırması kötü olmuş bence. Keşke asıl olayı kitabın içeriğine biraz daha yaysaymış.

Bazı sorulara cevap da alamadım. Mesela -spoiler olmasın diye isim vermiyorum- öldürülen bir karakterin katilini öğrenemiyoruz. Yazar sadece varsayımlar üzerinde durmuş ve orada bırakmış. Ya da anlatıldı da ben mi gözden kaçırdım bilemedim. Ama açıkçası serinin devamını getirmeyi düşünmüyorum.

İlk başlarda Karissa ile Ignazio Vitale arasındaki yaş farkı beni epey rahatsız etmişti ama asıl amacı öğrendiğimde bundan çok rahatsızlık duymadım.

Yorumu sonlandırmadan önce kitaba biraz değinecek olursam, Vitale farklı amaçlar doğrultusunda Karissa'ya yaklaşıyor. Yani karşılaşmaları aslında tesadüf değil. Ama bazı şeyler Vitale'nin planladığı şekilde yürümüyor...

Vitale'nin sakladığı bir sır var ve bu sır eğer açığa çıkarsa Karissa'nın hayatını iyi yönde etkilemeyecek. Ve Vitale kesinlikle iyi bir adam değil.
PUAN

6 Ağustos 2015 Perşembe

[20. KCY Blog Tur] Yağmur Yağarken - Lisa De Jong Kitap Tanıtımı | Yorum | Hayali Kadro

Gönderen Büşra Ay zaman: 15:41 0 yorum
TANITIM

Kitabın adı: Yağmur Yağarken
Özgün adı: When It Rains
Yazar: Lisa De Jong
Seri: Rains, #1
Çeviren: Duygu Yücel
Sayfa sayısı: 398
Türü: Aşk
Yayın evi: GO! Kitap
Hayatım bir gecede sonsuza dek değişti.

Beau benim ilk aşkımdı. Sonra her şey altüst oldu. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Ona nedenini söyleyebilsem keşke. Ama söyleyemem. Hiç kimseye söyleyemem. Ona ne kadar ihtiyacım olduğunun farkında bile değilmişim. Ta ki gidişiyle yapayalnız kalana kadar.
Sonra Asher Hunt çıkageldi. Büyüleyici bakışları ve muzip gülümsemesiyle... Herkes ondan uzak durmamı söylüyordu. Oysa onun tek yaptığı beni esir alan acılarımı dindirmekti. Ben, kaderimin o yağmurlu gecede mühürlendiğini sanıyordum ama Asher bana bunun sadece yeni bir başlangıç olduğunu gösterdi. Beni kurtardı. Bana yeniden umut verdi.

Ama şimdi hayatım bir sır yüzünden bir kez daha altüst olmak üzere…

YORUM
20. Blog Turumuzun konuğu Go Kitap'ın yeni gözdesi Yağmur Yağarken...

Bazı kitaplar düşüncelerinizi, ruhunuzu, hatta kalbinizi 'neden?' sorusuyla yiyip bitirir ya, işte bu kitap öyle. Önce kalbim kırıldı, sonra onarılmaya başladığını düşündüğümde paramparça oldu. Onca şeye rağmen sonunda ufak bir tebessüm ettirdi...

Kate Alexander, çocukluğundan beri yakın arkadaşı beri Beau Bennett'a aşık ve öte yandan kendince yaşayan bir kızdır. Bir gün, her hafta olduğu gibi eğlenmek için gittiği partide başına hiç tahmin edemeyeceği trajik bir olay gelir. Okulun zengin ve popüler çocuğu olan Drew, Kate'e tecavüz eder. Giriş bölümümüz bundan ibaret. Sonrasında Kate'in 2 yıl sonraki yaşamını anlatmaktadır.

Kate yaşadıklarını kimseye anlatamaz. 2 yıl Beau dışında herkesten uzak durmuş, kafede garsonluk yaparak yaşamına öyle devam etmeye karar vermiştir.

Gün gelmiş Beau, üniversiteye gitmiştir. Her gün Kate'i arayıp sorar ama onu yalnız bıraktığı için kendini kötü hissetmektedir. Kate ise Beau'yu her ne kadar severse sevsin onu kendinden uzak tutmak ister. Çünkü artık hiçbir şey eskisi gibi değildir.

Sonra bir gün kasabaya yeni bir çocuk geliyor: Asher Hunt. Kate'in mahvolmuş hayatını onarmaya başlıyor. Ona arkadaşlık ediyor ve sonra ona deliler gibi aşık oluyor. Ondan uzak durması gerektiğini biliyordur, bunu birçok kez deniyordur ama Asher kendini bir türlü geri çekemiyordur. Sakladığı sır açığa çıktığında Kate'in hayatı yeniden mahvolacaktır...

Yazar kitapta bir bölüm Asher'ın bir bölüm Beau'nun gözünden sahnelere de yer vermiş. Onun dışında Kate karakterinin gözünden anlatılmakta. Kitapta en çok sevdiğim şeylerden biri Asher'ın peçetelere yazdığı notlardı.

İçinizi hüzne boğacak, size birçok duyguyu aynı anda hissettirebilecek bir kitap Yağmur Yağarken. Kitap bittikten sonra yüreğime ağırlık çöktü. Kendimi ağlamamak için zor tuttuğum her sahnenin sonunda gözyaşlarına boğuluyordum. Bu yıl en çok ağladığım kitap oldu sanırım. Siz en iyisi mi bu kitabı okuyun.

Hazırladığım hayali kadroyu yazının devamında bulabilirsiniz. :)
PUAN

 

Kitapların Senfonisi Copyright © 2012 Design by Antonia Sundrani Vinte e poucos