30 Ekim 2015 Cuma

Tess'in Gözyaşları - Pepper Winters Kitap Tanıtımı | Yorum | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 18:31 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Tess'in Gözyaşları
Özgün adı: Tears of Tess
Yazar: Pepper Winters
Seri: Karanlık, #1
Çeviren: Arzu Sarı
Sayfa sayısı: 496
Türü: Yetişkin
Yayın evi: Arkadya Bitter

Muhteşem bir hayatım vardı. Âşıktım, mutluydum ve istediğim her şeye sahiptim. Sonra bir gün, her şey değişti. Bir adama satıldım!

Sevgilisi Brax Cliffingstone, yıldönümlerini kutlamak için Tess Snow'u Meksika'ya götürene kadar ikisinin de geleceğe dair umutları vardı. Altın rengi kumsalların, denizin ve güneşin tadını çıkaracak, birbirlerine yeniden âşık olacaklardı. Ancak gördükleri güzel rüyanın kâbusa dönmesi uzun sürmedi.

Dünyanın gölgelerinden habersiz Tess, kaçırılmış, hırpalanmış ve satılmıştı. Yeniden aydınlığa kavuşmanın bedeli ise Şeytan'la yapacağı anlaşmada, yalnızca bedenini değil ruhunu da ortaya koyması demekti.
@kitaplarinsenfonisi
YORUM
Biri üzerime acilen serinin diğer kitaplarını fırlatsın! Bu nasıl bir kitaptı böyle? :D Öncelikle söyleyeyim, piyasada bu türe hitap eden hiçbir kitaba benzemiyor. Tess'in Gözyaşları, diğerlerinden çok çok farklı.

Tess Snow, erkek arkadaşıyla Meksika'ya tatile gittiğinde başına geleceklerden habersizdi. Eğlence amaçlı yaptıkları motosiklet yolculuğunun ardından biraz dinlenmek ve bir şeyler içmek için tek seçenekleri olan köhne bir restorana girerler. Tess'in iç güdüleri her ne kadar oradan kaçıp gitmesi gerektiğini söylese de bir şekilde kalmaya karar verir. O yer, Tess'in yeni hayatının başlangıcı olur. Tess kaçırılır, damgalanır, şiddet görür ve ardından satılır.

Bunun yanı sıra, Tess yalnız olmadığını fark eder. Kaçırılmış, damgalanmış ve şiddete maruz görülmüş birçok kadın daha vardır. Ama Tess'in karakter yapısı diğerlerinden çok farklıdır. Tess, kırılgan ve narin değil, aksine cesur ve dişlerini gösteren bir karakterdir. İşte Q'nun ilgisini çeken bu olur.

Q, kitap boyunca okurun kafasını karıştıran, her sayfada amacının ne olduğunu merak ettiren karakterdir. Dış görünüşe aldanılmaması gerektiğinin en büyük kanıtı, türünün tek örneğidir. :D

Tess, Fransa'da Q'nun malikanesine bırakıldığında ondan tek istenilen uysal ve köle olduğunun bilincinde olmasıdır ama Tess, deyim yerindeyse her seferinde tırnaklarını gösterir. Tabi yaptıkları Q'nun tepesini attırır. Tess malikaneye geldiğinden beri kaçmak için planlar yapar. Sonunda bir yolunu bulup kaçtığında başına Q'dan daha büyük bir bela açılır...

Spoiler vermemek için daha fazla kitaptan bahsetmek istemiyorum. Yorum yazarken bile spoiler kaçırmamak için kıvrana kıvrana yazdım. :D Siz en iyisi mi bu kitabı alıp okuyun. Ama ondan önce aşağıdaki alıntılara göz atmanızı tavsiye ederim. Q, hayatınızın yeni aşkı olabilir! :D

Bazı sahnelerde içim içimi yerken yazara küfürler etsem de yazarın kalemine bayıldım. Q'nun hikayesine hayran kaldım. Kitap çok akıcı ilerledi. Bir an olsun bile sıkılmadan okudum. Hatta son zamanlarda okuduğum en akıcı kitap olduğunu söyleyebilirim. Çok çok sevdim! Serinin devamını okumak için ayrı bir sabırsızlık içerisindeyim.
Dipnot: Kitabı kesinlikle tavsiye ederim ama kitabın içeriğinde cinsellik, fiziksel şiddet ve psikolojik gerilim unsurları fazlasıyla mevcut olduğunu da belirteyim. Kitabı alırken bunları göz önünde bulundurmanızı öneririm.

PUAN

ALINTILAR

"Seni koruyacağım. Her şeyi düzelteceğim."

"Ben gözlerindeki karanlığı görüyorum. O karanlık beni besliyor, o karanlık beni çağırıyor."

"Çok güzel kokuyorsun. Sanki yağmur gibi... Hayır, hayır, buz gibi kokuyorsun. Keskin ve ferah bir kokun var, tıpkı buza benziyor. O kadar soğuk, o kadar acıtıcı ki... Acı çek... Acı çektirmeyi seviyorsun."

"Sen elli sekizsin. Hayatımı mahveden elli sekiz numara."

27 Ekim 2015 Salı

Benimle - Jasinda Wilder Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 15:38 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Benimle
Özgün adı: Falling into Us
Yazar: Jasinda Wilder 
Seri: Falling, #2
Çeviren: Zeynep Fatma Öztürk
Sayfa sayısı: 379
Türü: Genç Yetişkin, Romantik
Yayın evi: Pena Yayınları

Becca de Rosa, Nell'in en yakın arkadaşıdır. Erkek arkadaşı Kyle hayatını kaybettiğinde Nell o kadar kendini dünyaya kapatmıştır ki en yakın arkadaşı Becca bile ona ulaşamaz. Nell'e acısını hafifletmede yardım etmeye çalışsa da Becca'nın kendi hayatı da alt üst olmaktadır. Bildiği her şey değişiyordur.

Kyle'ın en yakın arkadaşı Jason Dorsey, Nell'e çıkma teklif eder ama bu randevu gerçekleşmez. Onun yerine Nell'in en yakın arkadaşı Becca ile buluşur. Nell'in isteğiyle… Bu buluşma onlar için uzun tatlı bir birlikteliğin başlangıcı olur...
@kitaplarinsenfonisi
YORUM
Benimle, Falling serisinin ikinci kitabı. Ben ilk kitabı okumadım ama içimden bir ses Benimle'yi ilk kitaptan daha çok seveceğimi söylüyor. En azından ilk kitap hakkında okuduğum yorumlardan çıkardığım bu. :)

Benimle'nin hastası oldum! Karakterleri o kadar sevdim ki, bunu anlatabileceğim bir kelime ya da cümle yok.

Becca de Rosa, Jason'a aşık bir karakterdir. Ama Becca öyle kapalı bir kutudur ki duygularını asla belli etmez. Onu sadece uzaktan seviyordur. Yani kendi çapında sessiz ve pasif bir karakterdir. Ayrıca gerildiğinde ya da heyecanlandığı sıralarda kekeliyor. Hatta günlük niyetine yazdığı şiirler var ve okuduğum her şiirine bayıldığımı söyleyebilirim. Henüz Jason'la çıkmadan önce yazdığı öpücük ile ilgili şiirinde beni derinden etkileyen şu iki satırı defalarca okumuşumdur:
Bana has bir soru,
Öpüşürken de kekelenir mi?

Jason Dorsey ise çocukluğundan beri Nell'e aşıktır. Sonunda bir şekilde korkusunu yenerek Nell'e çıkma teklifi eder ama Nell yemeğe gitmez. Onun yerine Nell Jason'a, Becca'yı yemeğe davet etmesini söyler. Jason başta tereddüt etse de durumu Becca'ya anlatarak onu yemeğe davet eder. Becca ile yemeğe çıkan Jason, aynı sınıfta olmalarına rağmen ilk kez ondan bu kadar etkilendiğini fark eder ve bu yemek son yemekleri olmaz.

Becca ve Nell çok yakın arkadaşlardır. Nell, erkek arkadaşı Kyle'ı kaybettiğinde içine kapanır ve kendine zarar vermeye başlar. Becca ne kadar çabalarsa çabalasın Nell'e artık ulaşamaz.

Kitapta yalnızca okuduğumuz, yaşanan olayların diğer karakterler açısından gözlemi olmuyor elbette. Jason ve Becca'nın kendilerine has problemleriyle nasıl mücadele ettiklerine de şahit oluyoruz ve okurken çokça kalbimiz kırılıyor.

Kitabı okurken beni rahatsız eden tek kısım Jason'ın Nell'i unutma aşamasının biraz hızlı olmasıydı. Çocukluk aşkı o derece kolay unutulur mu emin değilim. Bunun dışında kitap tek kelimeyle mükemmeldi.

Karakterlerde sevdiğim bir diğer kısım, Becca ve Jason'ın bütün ilklerini birlikte yaşamaları. Diyalogları ve yaptıkları diğer tüm şeyler o kadar tatlıydı ki karakterleri kitaptan çıkarıp sevip okşamak istedim. :D

Aslında kitaba puanım 4.5 ve kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Favorilerim arasında yer aldı bile!
PUAN

9 Ekim 2015 Cuma

Çirkin Aşk - Colleen Hoover Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 17:33 0 yorum
TANITIM

Kitabın adı: Çirkin Aşk
Özgün adı: Ugly Love
Yazar: Colleen Hoover
Çeviren: Kübra Tekneci
Sayfa sayısı: 368
Türü: Yetişkin
Yayın evi: Epsilon Yayınları

New York Times'ın çok satan yazarı Colleen Hoover yürekleri sızlatan yeni bir aşk hikâyesiyle geri dönüyor. 

Tate Collins havayolu pilotu Miles Archer'la tanıştığında, bunun ilk görüşte aşk olduğunu düşünmez. Birbirlerini arkadaş olarak görecek kadar bile iletişim kurmazlar. Tate ve Miles'ın tek ortak noktası birbirlerine karşı inkâr edilemez bir çekim hissetmeleridir. Tutkularını açıkça ortaya koyduklarında, kusursuz bir planları olduğunu anlarlar. Genç adam aşk peşinde değildir, genç kadının ise aşka ayıracak vakti yoktur, geriye sadece seks kalır. Tate, Miles'ın ona sunduğu iki kurala uyduğu sürece anlaşmaları şaşırtıcı bir şekilde sorunsuz olacaktır.

Asla geçmişim hakkında soru sorma. Bir gelecek bekleme. İdare edebileceklerini düşünürler, ama çok geçmeden bunun hiç de kolay olmadığını anlarlar.

Kalplere sızılıyor.
Sözler bozuluyor.
Kurallar çiğneniyor. 
Aşk çirkinleşiyor.
@kitaplarinsenfonisi
YORUM
Colleen Hoover'ın ters köşelerini bildiğimden kitabı öyle soluksuz okudum ki bir ben bir Allah bilir. :D Her sayfayı çevirirken 'acaba ne olacak?' tedirginliğiyle bitti kitap. Tabi yazar, yine yapıyor yapacağını. Bu kadının kalemine aşık olduğumu söylemiş miydim?

Tate Collins, 23 yaşında yüksek lisans öğrencisidir. Yeni ev bulana kadar abisinin yaşadığı havayolu şirketinde yanına yerleşir.

Miles Archer, 24 yaşında havayolu pilotudur ve Tate'in abisiyle epey yakın arkadaşlardır.

Miles, altı yıldır tek bir kızla bile birlikte olmamıştır ama Tate'i gördüğü ilk andan beri ona karşı bir çekim hisseder. Uzun çabaları sonucu Tate'in çekimine karşı artık kendine engel olamaz ve onu öper. Sonrasında Miles bunun olmaması gerektiğini iddia eder ama Tate rahat durmaz ve onu kışkırtır.

Tate'in tek isteği kariyerini yükseltmektir. Miles da aynı şekilde işten başka bir şeyle ilgilenmekten kaçınır, özellikle de aşktan. Bunun üzerine bir anlaşma yaparlar ve Miles'ın kesin iki kuralı vardır: geçmişi hakkında soru sormamak ve ondan bir gelecek beklememek. Tate bunu kabul eder ama ikisinin de isteği anlaşmalarına göre gitmez.

Kalplere sızılıyor.
Sözler bozuluyor.
Kurallar çiğneniyor.
Aşk çirkinleşiyor.

Kitapta bir bölümü Miles Archer'ın gözünden altı yıl önceki yaşamını okurken, bir bölümü Tate Collins gözünden günümüzü okuyoruz. Bu her ne kadar Tate'in hikayesini okuyormuşuz gibi görünse de aslında okuduğumuz Miles'ın hikayesi oluyor...

Özetle, hikayeyi çok sevdim ama Miles Archer'ı daha çok sevdim. :D Colleen Hoover, nasıl oluyor da her seferinde bu kadar mükemmel karakterler yaratabiliyorsun?

3 Ekim 2015 Cumartesi

Agapi: Ölümsüz Aşk - Sarah Jio Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 17:04 0 yorum
TANITIM

Kitabın adı: Agapi: Ölümsüz Aşk
Özgün adı: The Look of Love
Yazar: Sarah Jio
Çeviren: Fatma Zeynep Öztürk
Sayfa sayısı: 280
Türü: Romantik
Yayın evi: Pena Yayınları

İlk görüşte âşık olabilirsiniz. Fiziksel bir çekime kapılarak âşık olabilirsiniz. Tutku ve ihtiras dolu bir serüvene çıkabilirsiniz. Paylaşımlarınız üzerinden aşka tutunabilirsiniz. Hiçbir bağlayıcılığı olmayacak şekilde de aşkı tanımlayabilirsiniz. Peki gelecek planlarınızla uyumlu bir aşka ne dersiniz? Ya da belki ölümsüz aşkı bulursunuz. Aşkın altıncı hali agapiyi... Onu "o" olduğu için seversiniz ve asla vazgeçmezsiniz.

EROS: Hem fiziksel hem duygusal aşk. Aşkın bu türü tutkuyla doludur.
LUDUS: Bir oyun gibi oynanan aşk. Aşkın bu türünün en önemli parçası eğlencedir. Çiftler, bir araya gelmekten, karşısındakini etkileyip cezbetmekten hoşlanır. Ancak uzun süreli bağlılık sözü yoktur.
STORGE: Arkadaşlıktan doğan ve desteğe dayanan aşk. Güven dolu ve bağlılık gerektiren bir aşktır.
MANIA: Saplantılı aşktır. Duygusal iniş çıkışlar, kıskançlıklar hâkimdir.
PRAGMA: Kalbin değil aklın kontrol ettiği aşktır. Çiftler seveceği kişiyi mantığıyla seçer, kendisiyle benzer ilgi alanları, ortak değerleri olan birini arar.
AGAPI: Özverili, fedakâr, koşulsuz, bencil olmayan aşktır. Kişi kendini sevdiğine adar, karşılığında hiçbir şey beklemeden verir. Onu 'o' olduğu için sever.
YORUM
Ülkemizde kitap dünyasında ün yapmış isimlerden biri Sarah Jio elbette. Ama buna rağmen kalemini her ne kadar merak etsem de bir türlü fırsat bulup kitabını okuyamamıştım. İlk kez kalemine Agapi: Ölümcül Aşk kitabıyla tanışmış oldum ve söylemem gerekir ki kitabı merak içerisinde okuyarak bitirdim. Hemen size kitaptan bahsetmek istiyorum...

1893 yılından gelen bir lanet var. Aslında bunu bir çeşit ödül olarak da düşünebiliriz. Lanet şu: bu yeteneğe sahip olanlar aşkı görebiliyorlar. Jane de bunlardan biri ve aşkı görebiliyor.

Jane'in bir hastanede dünyaya gelmesiyle bu ödül ona bahşediliyor ama o bunun farkında değil elbette. 29 yıl boyunca yaşadıklarını bir çeşit hastalık olarak zannediyor. Dışarıda birbirlerine gerçekten aşık çift gördüğünde görüşü bulanıklaşıyor. Yani o sırada aslında aşkı görmüş oluyor. Böylelikle etrafındaki çiftlerin birbirlerine gerçekten aşık olup olmadığını biliyor ama dediğim gibi o bunun 29 yaşına kadar farkında değil, ta ki bu ödülü ona bahşeden kişi Colette karşısına çıkana kadar.
Colette, Jane'e verilen ödül için son bir yılı kaldığından bahsediyor. Eğer bir yıl içinde gerçek aşkını bulamazsa ömür boyu yalnız kalacak. Bunun yanı sıra tamamlaması gereken altı tür aşk var. Bunlar; Eros, Ludus, Storge, Mania, Pragma ve Agapi. (Yukarıdaki tanıtım bölümünde açıklamaları yer alıyor.)

Jane'in geniş çaplı bir arkadaş çevresi var. Gördükleri ve yaşadıklarıyla altı tür aşkı tanımlama peşine düşerken gerçek aşkını bulması gerekiyordur...

Agapi, akıcı bir şekilde işlenilmiş bir hikaye. Okurken merak ettiriyor, bir sonraki sayfaya geçmek için sabırsızlanıyorsunuz...

Ayrıca söylemeden geçmeyeyim, kitapta okurken rahatsız hissedebilecek birkaç olay oluyor ama düşününce altı tür aşkı tanımlayabilmesi için yaşanmış olması gereken olaylar oluyor. Bu yüzden kitap bittiğinde çok da rahatsızlık duymuyorsunuz.

Not: Pena Yayınları, bu yıl bizlere Kasım ayında gerçekleşecek olan 2015 TÜYAP Kitap Fuarı'na Sarah Jio ile tanışma fırsatı sunuyor. Geçtiğimiz yıl fuara gidememiştim ama bu yıl gidebilmeyi umuyorum. :)
 

Kitapların Senfonisi Copyright © 2012 Design by Antonia Sundrani Vinte e poucos