25 Nisan 2014 Cuma

Beni Seç - Kiera Cass Kitap Tanıtımı | Yorum | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 16:40 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Beni Seç
Özgün adı: The Selection
Yazar: Kiera Cass
Seri: Seçim, #1
Çeviren: Derya İmer Aydınlık
Sayfa sayısı: 300
Türü: Distopya
Yayın evi: Dex Yayınları

Bir prens nasıl tavlanır?

Illéa ülkesinde tüm genç kızlar doğdukları günden beri sınıf atlamanın peşinde. Paha biçilmez mücevherlere, göz alıcı elbiselere ancak bu şekilde sahip olabilecekler. Bunun için tek bir şansları var: SEÇİM. Kıyasıya bir mücadeleyle geçen Seçim’i kazanmanın tek yolu Prens Maxon’ı kendine âşık etmek.

America içinse Seçim, bir kâbustan farksız. Bu yarışa girmeyi kabul ederse, kendisinden aşağı sınıftan olduğu için herkesten gizlediği aşkı Aspen’i arkasında bırakmak zorunda kalacak. Öte yandan bu, ailesinin tek kurtuluş şansı.

America saraya adım atar atmaz, kendini esrarengiz bir dünyanın içinde bulacak. Saray hiç de dışarıdan göründüğü gibi olmayacak.

35 kızın katıldığı vahşi bir yarış nasıl kazanılır?
Marlee ve America
YORUM
Beni Seç’in konusunu okuduğumda nasıl bir kitap olduğunu gerçekten merak ederek başladım. Kitaba biraz değinecek olursam, ilk olarak Beni Seç’te halk 8’e bölünmüş halde. Yani her sayının kendine göre işi ve geliri var. Anladığım kadarıyla 8’ler evsizler, 6’lar hizmetliler, 5’ler sanatçılar/sanatkarlar 4’ler işçiler, 1, 2 ve 3’lerden zenginler olarak bahsediliyor 7 de dahilinde diğer bölümlerin ayrıntısını vermemiş yazar. (Yanlışım varsa bilgilendirirseniz çok mutlu olurum :D). Kitabın başkarakteri America Singer 5’lerden. Hem şarkı söylüyor hem de keman çalıyor. 6’lardan (Hizmetliler’den) bir erkek arkadaşı var America’nın. Adı Aspen.
Seçim’e gelince, Illéa’nın kral ve kraliçelerinin oğlu olan Maxon Schreave evlenmek istiyor ve Seçim düzenleniyor. Kraliyette yaşı gelen prensler için bu şekilde Seçim’ler düzenleniyor. Belli yaş sınırını geçen her kız Seçim’e katılabiliyor. Seçim’e katılan onlarca kişiden 35 kızın adı kurada çekiliyor ve saraya çağrılıyor. Bu 35 kızın içerisinde America’da var elbette. Diyeceksiniz ki sevgilisi yok mu onun ne işi var orada? Bence de yani aşıksın ne işin var orada kardeşim? :D Erkek arkadaşı katıyor onu Seçim’e. Kendisi America’dan bir sınıf düşük olduğundan ve bir de gururundan America’yı Seçim’e katılması için ikna ediyor. Seçim’de de adı çıkınca üzülüyor tabii ama iş işten geçmiş arkadaş. Bir de son anda aralarında bir tartışma olunca America’da kızgınlığından kabul ediyor Seçim’i. Maxon hiç de beklediği gibi biri çıkmıyor tabii. Ve işin kötü yanı Maxon’dan da hoşlanmaya başlıyor ama Aspen’e hala aşık. Yani yazarın burada amacını çözebilmiş değilim. Kitaplarda şöyle aşk üçlemelerinden hiç hoşlanmıyorum. Kimsenin kalbi kırılmasın ama ya :D Saraya katılan yarışmacılar arasında çok uyuz (Celeste gibi) tiplerin yanında çok sevimli (Marlee gibi) karakterler de yer alıyor. Sonunda Maxon sarayda 6 kişi haricinde herkesi geri gönderiyor.
Her ne kadar şu aşk üçlemelerinden pek hoşlanmasam da umutla devamını getireceğim serinin. Okuyucuyu sıkmayan, her sayfasını merak içerisinde okuyabileceğiniz bir kitap. Özellikle distopya tarzı severlere öneririm.
PUAN
Celeste, Marlee, America, Maxon, Kral Clarkson ve Kraliçe Amberly
ALINTILAR
“Sence,” diye sordu Maxon, “Sana hala ‘tatlım’ diye bilir miyim?”
“Hiç şansın yok,” diye fısıldadım.
“Denemeye devam edeceğim. Vazgeçmek doğamda yok.”
“…umarım onsuz yaşayamayacağın birini bulursun. Gerçekten umuyorum. Ve umarım ki asla onsuz yaşamanın ne demek olduğunu görmen gerekmez.”

11 Nisan 2014 Cuma

Ella ve Micha'nın Geleceği - Jessica Sorensen Kitap Tanıtımı | Yorum | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 22:30 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Ella ve Micha'nın Geleceği
Özgün adı: The Forever of Ella and Micha
Yazar: Jessica Sorensen
Seri: Sır, #2
Çeviren: Şerife Elif Subaş
Sayfa sayısı: 320
Türü: Romantik, Dram
Yayın evi: Pena Yayınları

Bu geleceğine odaklanıp geçmişindeki karanlığı unutmak isteyen Ella okula döner. Ancak geçmişiyle ilgili sorunlar peşini bırakmaz. Aslında onun tek istediği Micha'dır. Hayatta istediği her şeye ulaştığını düşünen Micha ise grubuyla sahne turundadır. Ancak içindeki bir düşünce onu rahatsız eder. Ella'dan uzaktadır ve ondan uzakta olmak sandığından daha zordur. Ella da Micha da bir karar vermek zorundadır. Ya sonsuza kadar birlikte olacaklar ya da birbirinden uzakta olmaya alışacaklar?
YORUM
Ella ve Micha’nın sorunları ilk kitapta olduğu gibi aynı şekilde devam ediyor bu kitapta da. Aslında yazar ikinci kitaba neden gerek duymuş merak ediyorum. İlk kitaptaki konuyu yine ele alarak neden uzatma gereği duymuş acaba? Tek kitap olarak yapsaymış daha iyi olurmuş. Hem okuyucuyu da bu kadar sıkmazdı bence.
Kitabın içeriğine girecek olursak Ella’nın da Micha’nın da ilk kitapta olduğu gibi ailevi problemleri peşlerini bırakmıyor. Ella kendi problemleri yüzünden Micha’yı üzerim diye ondan kaçıyor. Yine. Tabii Micha Ella’yı buna rağmen bırakmıyor. Burada aslında Ella’nın biraz bencilce hareket ettiğini düşünüyorum. Ama Micha öyle seviyor ki Ella’yı yine de bırakmıyor onu.

Sanırım tek kitap olsaydı puanımı daha yüksek verirdim. Kitapları birleştirince biraz daha iyi sonuç verirdi diye düşünüyorum. İkinci kitabı gereksiz olmuş bence.
PUAN
 
ALINTILAR
(Micha)
Ella benim için yaratılmıştı. Ona olan hislerim asla değişmeyecekti. Onu sonsuza kadar sevecektim...
(Micha)
Seni güneşten, havadan, hayattan bile daha çok seviyorum.
Ruhum senindir, Ella May.

3 Nisan 2014 Perşembe

Bir Sır Saklı İçimde - Julie Berry Kitap Tanıtımı | Yorum | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 22:43 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Bir Sır Saklı İçimde
Özgün adı: All the Truth That's in Me
Yazar: Julie Berry
Çeviren: Dilek Şendil
Sayfa sayısı: 260
Türü: Trajedi, Romantik
Yayın evi: Dex Yayınları

Kimse ismimle çağırmaz beni.
Küçük çocuklar bilmezler.
Her gün güneş doğarken hatırlatırım kendime, bir gün ben de unutursam diye.
Judith, benim adım Judith.

Judith dört yıl önce en yakın arkadaşı ile birlikte kaybolmuştu.
İki sene sonra geri döndüğünde, konuşamıyordu.
Judith artık lanetli. Ne komşularına, ne ailesine, ne de aşkına
derdini anlatabiliyor. Herkes onu yok sayıyor. Ama canını en çok aşk acısı yakıyor.
YORUM
Artık tamamen bir Dex bağımlısı oldum ve Dex'in tüm kitaplarını sömürmeyi düşünüyorum. :P Ehem, gelelim Bir Sır Saklı İçimde kitabın yorumuna, kitaba resmen AŞIK oldum!
Bakış açımı değiştirdi ve şimdiden etkisinden uzun süre çıkamayacağımı hissediyorum. Daha ilk birkaç sayfasını okuduktan sonra kitabın son sayfasına bakmamak için çok direndim. Etrafımda kitabı okumuş biri olsaydı spoiler vermesi için yalvarırdım herhalde, o derece büyük bir merak içerisindeydim. :)
Öncelikle Judith’in Lucas’a olan aşkını kıskandığımı söylemeden geçmek istemiyorum. Judith’in Lucas’ı her gördüğünde anlattığı o satırlarda en az Judith kadar heyecanlanmışımdır herhalde. Bir aşk bu kadar masum, bu kadar güzel anlatılabilirdi…
Judith Finch, yakın arkadaşı Lottie ile buluşmak için dışarı çıktığında başlıyor her şey. Arkadaşı Lottie öldürülüyor ve ölümünü gören sadece iki kişi var. Biri Judith, diğeri de onu kaçıran kişi. İki yıl süre tutsak ediyor Judith’i sonra
dilini kesip bırakıyor onu. Judith konuşamıyor artık. Köydeki –neredeyse- herkes tarafından dışlanıyor. Judith her şeye rağmen göğüs geriyor bunlara ama olaylar peşini bırakmıyor hiç. Bir de Lucas’a olan o büyük aşkı yok mu, beni bile mahvetti diyebilirim. Aslında Judith’in içinde bir değil birçok sır var...
Bu arada kitabın Lucas’a yazılmış olarak düşünün. Mektup gibi aslında. Düşüncelerinde Lucas’a ‘sen’ olarak hitap ediyor. Alıntılar kısmında yer alanlara göz atarsanız demek istediğimi daha iyi anlarsınız. :)
Lafı çok uzatırsam spoiler vereceğim diye korkuyorum, aslında sadece HEMEN ALIN OKUYUN derim. Muhteşem bir kitaptı.


PUAN

ALINTILAR
Karanlığımı bir tek seni düşünmek gideriyor. Benim dünyamın güneşisin, seni başka kollarda görmeye nasıl dayanabilirim?

O kızın ülkesini sevdiğinden daha az mı seviyorum seni?

Asla umut yok. Ben hiçbir şeye layık değilim. Anlatacak kimsem yok, zaten ne halde olduğumu anlatmanın yolu da yok. Mümkün olsa bile uygun sözcükleri bulamazdım. Bu taşınmaz yükü hafifletmeye sözcükler yetmez.
İki senedir düşüncelerimde sen vardın, şimdi de tam karşımda duruyordun işte, farklı ama aynı. Dört kişiydik, çocuk olarak biz, iki yabancı olarak biz, sen ve ben.
Senden başka hiçbir meleğin sesini duymadım ben.
Kalbimi senden almanın akıllıca olduğunu biliyorum ama bana bu kadar yaklaştığında bunu zora sokuyorsun.
 

Kitapların Senfonisi Copyright © 2012 Design by Antonia Sundrani Vinte e poucos