29 Haziran 2016 Çarşamba

Kargalar Meclisi - Leigh Bardugo Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 14:39 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Kargalar Meclisi
Özgün adı: Six of Crows
Yazar: Leigh Bardugo
Seri: Kargalar Meclisi, #1
Çeviren: Ömer Mülazım
Sayfa sayısı: 528
Türü: Fantastik
Yayın evi: Novella Dinamik

İntikam duygusuyla yanıp tutuşan bir mahkûm. Bahis düşkünü bir keskin nişancı Ayrıcalıklı hayatını geçmişte bırakan bir kaçak, Hayalet ismiyle tanınan bir casus Hayatta kalmak için sihir kullanan bir cellat Ve hepsini bir araya getiren kaçış uzmanı bir hırsız, 6 Tehlikeli serseri 1 Imkânsız görev. Bu ekip büyük bir felaketi önleyebilecek tek seçenek, tabii önce birbirlerini yok etmezlerse.
YORUM
İlk defa bir kitabı hem merak edip hem de çok sıkılarak okudum. Fazla ironik bir durum belki ama yaşadığım tam olarak buydu.

Kargalar Meclisi fevkalade bir kurguya sahip olmakla beraber içerdiği fazlaca "yabancı terimler" yüzünden kitap elimde bir aydan daha fazla bir süre süründü.
Çok kez yarım bırakmayı düşündüm ama yarım bırakma huyunu sevmediğimden zorla da olsa bitirdim.

Kitabın 'distopya' kitabı olduğu söylenmiş ama distopya içeriğine pek rastlamadım. He, Grisha serisine bağlı olarak söylendiyse orası ayrı ama bana göre kitap sadece fantastik türünden ibaretti. Bir distopya aşığı olarak, kitabı sıkılarak okuma kısmı beni üzdü.

Ciddi olarak söylüyorum ki, kitabı daha çok sevebilmeyi umardım. Sanırım bu tarz kitaplar bana göre değilmiş, onu anladım.

Okuduğum yorumlar üzerine, çok seveni de var. Siz yine de bir şans verip okuyabilirsiniz bence.

PUAN

Sen Gittiğinden Beri (Fall Away, #1) - Penelope Douglas Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 14:28 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Sen Gittiğinden Beri
Özgün adı: Bully
Yazar: Penelope Douglas
Seri: Fall Away, #1
Çeviren: Ecem Kodak
Sayfa sayısı: 416
Türü: Genç Yetişkin
Yayın evi: Aspendos Yayınları

Derinden gelen bir sesle konuştu. "Bence arkadaşlığın ötesinde bir yere gidiyoruz Tate ama bu lanet şeylere yol açacak." Keskin kelimeleri beni kırdı ve derin bir nefes aldım. Onun için hiçbir şey ifade etmiyor muydum? Gözümde biriken yaşlar yüzünden etrafı bulanık görmeye başladım. Yüzümdeki acıyı görmüş olacak ki sert ifadesi gitti ve gözlerini yere dikti. 

"Tate." Bana doğru yürümeye başladı, sesi daha yumuşaktı... Bu sırada cebimden fotoğrafı çıkarttım ve onun göğsüne iliştirdikten sonra hızla eve koştum. Evin içine girene kadar ağlamamak için kendimi tuttum. Bu bir daha olmayacaktı. 

Kapıyı kapatıp kilitledikten sonra onun zalimliğine ve kendi akılsızlığıma ağladım. Başımı yavaşça kapıya vurdum ama darbeler zedelenen gururumu onarmaya yetmiyordu. Jared beni hak etmemişti ama küçük bir uğraşla beni elde etmişti. 
Bu bir daha olmayacaktı.
YORUM
Kitabın arka kapak yazısından çıkarabileceğimiz çok bir anlam olmadığı için, yorumuma geçmeden önce size kısaca kitaptan bahsedeyim.

Tate ve Jared, çocukluktan beridir çok yakın arkadaşlardır fakat bu, bir yaz Jared'in başka bir şehre gitmesiyle değişir. Jared geri döndüğünde bambaşka birisi olmuştur. Tate'e artık kötü davranmaya başlar. Bununla yetinmeyip okulda Tate'i küçük düşürecek her şeyi yapar. Tate ise Jared'in tüm yaptıklarına göz yumar.

Tate, lisenin son sınıfından önceki yıl eğitimi için Fransa'ya gider ve döndüğünde o da eskisi gibi değildir. Artık Jared'in yaptıklarına karşılıksız kalmaz ve eskisinden daha güçlü davranır.

Son kısımlara kadar Jared'in Tate'den uzak durma bahanesini biraz saçma bulmuştum ama tam olarak öyle değilmiş. Kitapta beni sinir eden ufak tefek bir takım olaylar gerçekleşse de kitabı genel anlamda çok sevdim diyebilirim. Genç Yetişkin türüne aşık biri olarak, bu türü severlere önerebilirim.

Unutmadan, çeviri ciddi anlamda çok kötüydü. Çevirinin ardından belli bir düzenden geçirilmemiş, olduğu gibi basılmış sanırım. Yeni baskıda düzeltilir umarım. :|

PUAN

Çarpılma - Colleen Hoover Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 14:19 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Çarpılma
Özgün adı: Slammed
Yazar: Colleen Hoover
Seri: Slammed, #1
Çeviren: Kübra Tekneci
Sayfa sayısı: 320
Türü: Genç Yetişkin
Yayın evi: Epsilon Yayınları

Aşkı şiir tadında mı yaşamak istersin… yoksa kalbinin derinliklerine işleyen bir acıyla mı? 

On sekiz yaşındaki Layken babasının ölümünün ardından hem annesine hem de küçük kardeşine destek olur. Her ne kadar yaşadığı acının üstesinden gelmiş gibi görünse de genç kız içten içe tüm umudunu kaybetmektedir. Bu sırada varlığıyla nefesini kesen yirmi bir yaşındaki, yakışıklı komşusu Will karşısına çıkar. Will'in şair atışmalarına olan tutkusu Layken'i kendisine hayran bırakır. 

İlk buluşmaları muhteşemdir. Birbirleri için özel olduklarını hissedip birçok ortak yanları olduğunu fark ederler. İkili birbirine artık sırılsıklam âşıktır. Ancak şaşırtıcı gerçekle ilişkileri çok geçmeden bambaşka bir hal alır. Bir araya gelmelerine ve aynı zamanda ayrılmalarına neden olan duyguları arasında bir denge kurmaya çalışırken, günlük etkileşimleri bile onlara acı vermeye başlayacaktır. Kalplerinde gizledikleri gerçeği ve aşkın pişmanlıkla sonlanmadan doyasıya yaşandığı bir geleceği hayal edip ifade edebilecekleri tek yer ise şiirlerdir.
YORUM
Aslında Colleen'ın kalemini severim. Kitaplarında saçma sapan boş sahnelere pek yer vermez. Yazdığı her şeyin bir nedeni vardır. Ama bu kitap Colleen yazmış gibi değildi. Neden bilmiyorum ama kitap bana çok yetersiz geldi. Sanırım yazdığı ilk kitap(lardan)dı. Ne olduğunu bilmediğim bir eksiklik hissettim lakin buna rağmen çok akıcı bir şekilde ilerledi. Karakterlerin duygularını ise hissedemedim. Öylesine okuyormuşum gibi geldi. Colleen'ın yer verdiği şiir kısımlarına bayıldığımı itiraf edebilirim.

Layken, babasının ölümüyle, ailesiyle birlikte Teksas'tan Michigan'a taşınır. Taşınır taşınmaz Layken'in erkek kardeşi kendine arkadaş bulur ve onun da ağabeyi Will, Layken'e sıcak davranır ve onlarda hemen arkadaş olurlar. Bu kısmın çok hızlı geliştiğini düşünüyorum. Şöyle ki, karakterlerin tanışıp birbirlerine aşık olma süresi tam olarak üç gün sürüyor. Bu durum çok rahatsız ediciydi.

Taşındığı yerin lisesine adımını atan Layken, bir anda Will'i karşısında bulur. Bulur bulmasına ama umduğu şekilde değil. Okuduğu okulda sözleşmeli öğretmen olarak! Eh, kitabın geriye kalan kısmını tahmin etmek çok da zor olmasa gerek. Will, Layken ile olan ilişkisine daha tam olarak başlamadan son verir çünkü bakacak bir kardeşi vardır ve işini kaybetmek istemiyordur. Ama Layken'in sınırları zorlamakta üstüne yoktur.
PUAN

26 Haziran 2016 Pazar

Asi Yürek (Toz Diyarları, #2) - Moira Young Kitap Yorumu

Gönderen Büşra Ay zaman: 20:29 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Asi Yürek
Özgün adı: Rebel Heart
Yazar: Moira Young
Seri: Toz Diyarları, #2
Çeviren: Eyüp Timur Avarkan
Sayfa sayısı: 416
Türü: Distopya
Yayın evi: Ephesus Yayınları

Saba arkadaşlarının da yardımıyla Tontonları yenişinin ve kaçırılan erkek kardeşi Lugh'un kurtuluşunun ardından dünyasının normale döneceğini düşünmektedir. Fakat zorlu bir düşman yükseliştedir ve Saba'nın başına bir ödül koymuştur. Çünkü genç kız sadece Lugh'u kurtarmakla kalmamış, aynı zamanda acımasız bir tiranı da alt etmiştir. Tabii her zaferin korkunç bir de bedeli vardır… 

Bu süreçte Saba en çok Jack'e, onun ay ışığı gözlerine, hoyrat kalbine gereksinim duyar. Ancak Jack uzaklardadır. Üstelik Saba'nın Jack'e bir daha asla güvenmemesi gerektiğine dair haberler de genç kıza ulaşır. İhanete uğradığını düşünen Saba, hayatta kalmak ve gerçeği ortaya çıkarmak için yine var gücüyle mücadele etmek durumundadır. Toz Diyarları Serisi'nde macera Kan Kırmızı Yol'un ardından Asi Yürek'le devam ediyor. Saba ve arkadaşları yine heyecanın bir an olsun eksilmediği bir serüvenle okurların karşısına çıkıyor.
@kitaplarinsenfonisi
YORUM
Vay canına.
VAY.
CANINA.
Son zamanların en iyi distopyası şüphesiz Kan Kırmızı Yol. Hala okumayan kaldı mı? Çok şey kaçırıyorsunuz arkadaşlar!

Asi Yürek'i Kan Kırmızı Yol'dan bir tık daha sevdim çünkü bu kitapta olaylar tamamen karman çorman olmuş durumda. :D Hele ki son 200 sayfa dehşet güzeldi. O kısımları soluksuz okudum. Her sayfada farklı bir heyecan farklı bir macera barındırıyor.Bir kitap ancak bu kadar mükemmel olabilirdi. Üçüncü kitap için deliriyorum şuan! :D

Asi Yürek'ten kısaca bahsetmeden önce ufak bir uyarı: yorumun bu kısmından sonrası Kan Kırmızı Yol'u okumayanlar için spoiler içerebilir.

Jack ve Saba'nın yollarının ayrılmasının ardından Saba, Emmi ve Lugh'un başı yine beladan çok uzak kalamaz. Çok geçmeden Saba, Jack'i bulmak ümidiyle yalnız başına yola koyulur. Lugh ve Emmi kardeşleri Saba'yı yalnız bırakmak istemez ve onlar da onun peşine takılır. Üç kardeşin Jack'i aramaya koyulmasının ardından kendilerini hiç ummadıkları maceralara atılırken bulur.
PUAN

9 Haziran 2016 Perşembe

Fangirl - Rainbow Rowell Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 18:25 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Fangirl
Özgün adı: Fangirl
Yazar: Rainbow Rowell
Çeviren: Müge Kocaman Özçelik
Sayfa sayısı: 412
Türü: Genç Yetişkin
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Gerçek ve düş arasında sıkışmış hayalperest bir genç kız... 
Bir elmanın iki yarısıyken farklı hayatlara savrulan iki kardeş.

Cath bir Simon Snow hayranıdır. 
Öyle ya, tüm dünya Simon Snow hayranıdır... 
Ancak bu Cath için bir hayat felsefesidir ve o takipçi olma konusunda çok iyidir. İkiz kız kardeşi Wren'le çocukluklarından beri Simon Snow kitaplarını defalarca okumaktan, hayran kurgusu yazmaya kadar, kendilerini seriye adamış, annelerini kaybetmelerini de ancak bu şekilde atlatabilmişlerdir. Büyüdükçe Wren'in hayranlığı azalsa da Cath'in vazgeçmeye niyeti yoktur. 

Üniversiteye gidecekleri sırada Wren, onunla aynı odada kalmak istemediğini söyleyince Cath kendi rahat dünyasının tamamen dışında, bir başına kalır. Son derece utangaç olan Cath, kendini yazdığı hayran kurgusuna kaptırmıştır. Hikâyesinde her zaman ne diyeceğini gayet iyi bilmekte ve gerçek hayatta hiç tecrübe etmediği romantizmi öyküsüne yansıtabilmektedir. Wren elinden tutmadan da Cath her şeyin üstesinden gelebilecek midir? Kendi hayatına başlamaya gerçekten hazır mıdır? Ya kendi hikâyelerini yazmaya?.. En önemlisi de Simon Snow sevdasını geride bırakma pahasına yola devam etmeyi istemekte midir?
@kitaplarinsenfonisi
YORUM
Eleanor & Park'dan sonra Fangirl'e başlarken, açıkça itiraf edeyim, hiçbir beklentim yoktu. Çünkü EP beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Bunun üstüne Fangirl'ü hem merak ediyor hem de okumaya korkuyordum. Aynı şekilde hayal kırıklığına uğramak istemiyordum çünkü. Dolayısıyla Fangirl'e başlarken kitaptan hiçbir beklentim yoktu ama şunu net bir şekilde ifade edebilirim ki bu kitabı EP'den çok daha sevdim!

Yazarın kurguladığı dünyaya bayıldım. Özellikle Simon & Baz sahneleri çok yaratıcıydı. Onun dışında ana karakterleri bile sevdim. Levi aşırı tatlı bir karakterdi. Cath, zaman zaman kişiliğinden sapsa da karakteri olması gerektiği gibiydi. Cath'in ikizi olan Wren'e ise bir türlü ısınamadım.

Kitaptan biraz bahsetmek gerekirse, Cath, çok popüler bir kitap serisi olan Simon Snow hayranıdır. Seriyi o kadar çok seviyordur ki internette bir fan sayfası adı altında seriye kendi yarattığı dünyayla devam ediyordur. Yazdığı hikayeleri her geçen gün daha çok okunmaya başlayan Cath'in yazma dürtüsü de bir o kadar artıyordur ve o yazmaya devam ettikçe gerçek hayatla bağlantısı kopuyordur. Simon Snow'un hayatında çok önemli bir mertebeye taşıyınca etrafındaki insan sayısı bir o kadar azalır. Üniversiteye başladığı sırada oda arkadaşının yakın bir arkadaşı olan Levi hariç. Levi, Cath'e farklı davranıyordur.

Kitabın tek sıkıntısı, sayfaları merakla çevirtecek bir yanı olmamasıydı. Buna rağmen kitap umduğumdan daha kısa zamanda bitti. Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim, puntolar çok küçüktü. -_-


PUAN


7 Haziran 2016 Salı

Tehlikeli İçgüdü (Rosemary Sahili, #2) - Abbi Glines Kitap Tanıtımı | Yorum

Gönderen Büşra Ay zaman: 23:33 0 yorum
TANITIM
Kitabın adı: Tehlikeli İçgüdü
Özgün adı: Never Too Far
Yazar: Abbi Glines
Seri: Rosemary Sahili, #2
Çeviren: Derya İmer Aydınlık
Sayfa sayısı: 262
Türü: Romans
Yayın evi: Pegasus Yayınları

Blaire'in tüm dünyasini yıkacak bir sır… Bildiği her şeyin yalan olduğunu kanıtlayan bir gerçek… 

Rush Finlay her zaman tutkulu, küstah ve fevri davranışlar sergilese de Blaire onu değiştirebileceğine inanmanın aptallık olduğunu yeni fark etmiştir.Rush'ın ondan sakladığı bir sır ortaya çıkıp dünyasını mahvedince elinden gelen tek şeyi yapıp kaçar. Ama her şeyi geride bırakmak göründüğü kadar kolay değildir: Blaire onu affedemediği gibi unutmayı da beceremez… 

Genç kadın evine dönerek yeniden hayata tutunmaya çalışır ancak yoluna devam etmeye çabalarken hiç beklemediği bir haber tüm planlarını yine altüst eder. Rush'ın onu geri kazanma çabaları ile kendini koruma içgüdüsü arasında kalan Blaire doğru yolu seçip seçmediğinden, hatta hayatının en büyük hatasını yapıp yapmadığından bile emin değildir. 

Bir daha asla güvenemeyeceğiniz bir insana ümitsizce güvenmeye ihtiyaç duyarsanız ne yaparsınız? Yalan söyler, saklanır, kaçar ve hatalarınızın asla gün yüzüne çıkmaması için dua edersiniz…
İlk kitabı çok sevmiş biri olarak ikinci kitap beni pek tatmin etmedi. Yazarın 'para' mevzusunu okuyucunun gözüne sokacak kadar abartması (okurken çokcana rahatsız oldum) ve karakterlerin takındığı gereksiz tavırlar dışında güzeldi. Akıcı bir işleyişi olduğunu itiraf etmem gerek. Sayfa sayısının azlığıyla da bir günden daha kısa bir sürede bitti.

Hem Rush hem de Blaire beni kitap boyunca deliye çevirdi. Rush’ın sürekli Blaire’i sevdiğini söyleyip yine de ailesi ile arada kalması ve onu defalarca kırması çok sinir bozucuydu. Blaire ise ilk kitaptaki güçlü kız gitmiş, yerine bambaşka biri gelmiş gibiydi. Her defasında Rush’ı çok çabuk affettiğini düşünüyorum.

İlk kitabı daha çok sevmiştim ama yine de seriyi tamamlamayı düşünüyorum.

PUAN

 

Kitapların Senfonisi Copyright © 2012 Design by Antonia Sundrani Vinte e poucos