3 Nisan 2014 Perşembe

Bir Sır Saklı İçimde - Julie Berry Kitap Tanıtımı | Yorum | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 22:43
TANITIM
Kitabın adı: Bir Sır Saklı İçimde
Özgün adı: All the Truth That's in Me
Yazar: Julie Berry
Çeviren: Dilek Şendil
Sayfa sayısı: 260
Türü: Trajedi, Romantik
Yayın evi: Dex Yayınları

Kimse ismimle çağırmaz beni.
Küçük çocuklar bilmezler.
Her gün güneş doğarken hatırlatırım kendime, bir gün ben de unutursam diye.
Judith, benim adım Judith.

Judith dört yıl önce en yakın arkadaşı ile birlikte kaybolmuştu.
İki sene sonra geri döndüğünde, konuşamıyordu.
Judith artık lanetli. Ne komşularına, ne ailesine, ne de aşkına
derdini anlatabiliyor. Herkes onu yok sayıyor. Ama canını en çok aşk acısı yakıyor.
YORUM
Artık tamamen bir Dex bağımlısı oldum ve Dex'in tüm kitaplarını sömürmeyi düşünüyorum. :P Ehem, gelelim Bir Sır Saklı İçimde kitabın yorumuna, kitaba resmen AŞIK oldum!
Bakış açımı değiştirdi ve şimdiden etkisinden uzun süre çıkamayacağımı hissediyorum. Daha ilk birkaç sayfasını okuduktan sonra kitabın son sayfasına bakmamak için çok direndim. Etrafımda kitabı okumuş biri olsaydı spoiler vermesi için yalvarırdım herhalde, o derece büyük bir merak içerisindeydim. :)
Öncelikle Judith’in Lucas’a olan aşkını kıskandığımı söylemeden geçmek istemiyorum. Judith’in Lucas’ı her gördüğünde anlattığı o satırlarda en az Judith kadar heyecanlanmışımdır herhalde. Bir aşk bu kadar masum, bu kadar güzel anlatılabilirdi…
Judith Finch, yakın arkadaşı Lottie ile buluşmak için dışarı çıktığında başlıyor her şey. Arkadaşı Lottie öldürülüyor ve ölümünü gören sadece iki kişi var. Biri Judith, diğeri de onu kaçıran kişi. İki yıl süre tutsak ediyor Judith’i sonra
dilini kesip bırakıyor onu. Judith konuşamıyor artık. Köydeki –neredeyse- herkes tarafından dışlanıyor. Judith her şeye rağmen göğüs geriyor bunlara ama olaylar peşini bırakmıyor hiç. Bir de Lucas’a olan o büyük aşkı yok mu, beni bile mahvetti diyebilirim. Aslında Judith’in içinde bir değil birçok sır var...
Bu arada kitabın Lucas’a yazılmış olarak düşünün. Mektup gibi aslında. Düşüncelerinde Lucas’a ‘sen’ olarak hitap ediyor. Alıntılar kısmında yer alanlara göz atarsanız demek istediğimi daha iyi anlarsınız. :)
Lafı çok uzatırsam spoiler vereceğim diye korkuyorum, aslında sadece HEMEN ALIN OKUYUN derim. Muhteşem bir kitaptı.


PUAN

ALINTILAR
Karanlığımı bir tek seni düşünmek gideriyor. Benim dünyamın güneşisin, seni başka kollarda görmeye nasıl dayanabilirim?

O kızın ülkesini sevdiğinden daha az mı seviyorum seni?

Asla umut yok. Ben hiçbir şeye layık değilim. Anlatacak kimsem yok, zaten ne halde olduğumu anlatmanın yolu da yok. Mümkün olsa bile uygun sözcükleri bulamazdım. Bu taşınmaz yükü hafifletmeye sözcükler yetmez.
İki senedir düşüncelerimde sen vardın, şimdi de tam karşımda duruyordun işte, farklı ama aynı. Dört kişiydik, çocuk olarak biz, iki yabancı olarak biz, sen ve ben.
Senden başka hiçbir meleğin sesini duymadım ben.
Kalbimi senden almanın akıllıca olduğunu biliyorum ama bana bu kadar yaklaştığında bunu zora sokuyorsun.

0 yorum:

 

Kitapların Senfonisi Copyright © 2012 Design by Antonia Sundrani Vinte e poucos