Fısıltı - Becca Fitzpatrick Kitap Tanıtımı | Yorumu | Alıntılar

18:32

TANITIM
Kitabın adı: Fısıltı
Özgün adı: Hush Hush
Yazar: Becca Fitzpatrick
Seri: Düşmüş Baş Melekler Serisi, #1
Çeviren: Sevinç Tezcan Yanar
Sayfa sayısı: 416
Türü: Fantastik
Yayın evi: Pegasus Yayınları

KUTSAL BİR YEMİN
KOVULMUŞ BİR MELEK
YASAK BİR AŞK...

Kovulmuş bir meleğe âşık olmak...

"Bütün sınıf arkadaşlarımın isimlerini biliyordum... Biri hariç. Yeni öğrenci... Arkamdaki sırada, serinkanlı siyah gözleri karşıya sabitlenmiş bir hâlde kaykılmış oturuyordu...

Siyah gözleri beni âdeta delip geçiyordu. Dudaklarının kenarları yukarı doğru kıvrıldı. Kalbim bir an tekler gibi oldu ve o bir anlık duraksamada, kasvetli bir karanlık duygusunun bir gölge gibi üzerime örtüldüğünü hissettim. Bu duygunun kaybolması sadece bir an sürdü, ama ben hâlâ ona bakıyordum. Gülümsemesi dostça değildi, bela kelimesini heceleyen bir gülümsemeydi. Ve vaat doluydu."
Patch & Nora
YORUM
Her şey bir biyoloji dersiyle başladı. İyi kız, kötü oğlan bütün kitapların vazgeçilmezidir öyle değil mi? Patch'in ukalalıkları, hazır cevaplığı, korumacılığı, Nora'yla uğraşması... Patch'i sevmemin sebepleri sonsuz bir liste gibi bende.

Fısıltı, unutamayacağım kitaplardan biriydi. Hiç bitmesin istedim ama nedense sevdiğim kitaplar bu kadar hızlı mı son bulur anlamıyorum. Ah, Nora ve Patch karakterlerini şimdiden özlediğimi itiraf etmeliyim. Bir kitabı tekrar okumak asla benim tarzım değildir. Ama bu kitap beni öylesine etkiledi ki Nora ve Patch sahnelerini sıkılmadan tekrar tekrar okuyorum diyebilirim. Yazarın mizah anlayışına hayran kaldım doğrusu. Hem de yazarın ilk kitabı olmasına rağmen -gerçekten abartmıyorum- bu kadar mı kusursuz işlenir? Yani elbette hatası olabilir ama benim gözümde çok çok farklı bu kitap. Fısıltı'nın üzerine bir kitap daha tanımam. Evet, o kadar iddialıyım. Fısıltı kesinlikle okunması gereken kitaplardan biriydi. Patch Cipriano gibi bir karakter eminim gerçek hayatta bir çok kızın hayalidir. Kitabı okuyanlar için söylüyorum, beyzbol şapkası takan erkek daha doğrusu karakter hiç bu kadar çekici gelmemişti. Biz kitap severler bu kitap karakterine aşık olma konusunda ne yapacağız bilemiyorum. Veee Patch'in bilardo aşkı yüzünden bir
Patch Cipriano
anda ben de bilardo aşkıyla doldum. Hayatımda hiç isteka bile eline almamış olaraktan ilk işim bilardo öğrenmek oldu ve harikaydı!

Kitabı okurken Enrique Iglesias'ın 'Escape' şarkısını dinliyordum. Bu yüzden bu şarkıyla birlikte tüm anılar kafama kazındı. Haliyle şarkıyı ne zaman, nerede duysam aklıma Nora ve Patch sahneleri gelir. Tavsiyem, kitap okurken müzik dinleyin. O müziği her duyduğunuzda benim yaşadığım duyguları yaşayacaksınız. Ayrıca 'alıntılar' bölümüne göz atmadan geçmeyin! Hoşuma giden sahneleri özenle yazdım. Gerçi bana kalsaydı tüm kitabı buraya yazabilirdim de. :)
ALINTILAR
"En büyük hayalin ne?" diye sordum.
"Seni öpmek."

"Birinin seninle ilgilenip ilgilenmediğini nasıl anlarsın?" diye sordu koç.
"Onu incelerim" dedi. Patch "Ne düşündüğünü ve ne hissettiğini çözerim. Bana doğrudan açılmayacaktır, bu yüzden dikkatli olmam gerekir. Vücudunu bana doğru çeviriyor mu? Gözlerime bakıp sonra bakışlarını kaçırıyor mu, dudağını ısırıyor mu, saçıyla oynuyor mu? Nora'nın şuan yaptığı gibi mesela."

"Korktun mu, melek?"

"Benden korkuyor musun? diye fısıldadı.
"Hayır."
"Yalancı."
"Senden korkmuyorum."
...
"Belki de korktuğum... korktuğum şey..."
"Benden hoşlanmak mı?"
Cümlemi tamamlamak zorunda olmamaktan büyük bir rahatlama duyarak otomatikman "Evet diye cevapladım. İtiraf ettiğim şeyin büyüklüğünü çok geç fark ettim. "Demek istediğim, hayır! Kesinlikle hayır. Söylemeye çalıştığım bu değildi."
Patch usulca güldü.

(Biyoloji dersi, nabız ölçme sahnesi.)
Patch elimi tuttu. Kolumdan yukarı sıcaklık yayıldı ve mideme bir yumruk olup oturdu.
"Öznenin nabzı, temas anında hızlandı," dedi.
"Bunu yazma," dedim.

... Ve kalbim insan olmayan bir başkası için paramparça oluyordu. Karanlık bir melek için.

... Patch çok uzakta, spor salonunun zemininde yatıyordu. Hala ölü gibiydi. İşte o anda,zamanda geri gitmek ve onunla yaşadığım her anı sil baştan yaşamak istedim. Bir gizli gülümseme daha. Paylaşılan fazladan bir kahkaha... Elektrik yüklü bir öpücük daha... Onu bulmak, aradığımdan habersiz olduğum birini bulmak gibiydi. Hayatıma çok geç girmişti ve fazla erken gidiyordu. Benim için her şeyden vazgeçeceğini söyleyişini hatırladım. Vazgeçmişti bile...

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

0 yorum