20 Ekim 2014 Pazartesi

[7. KCY Blog Tur] Kör Talih - Müjde Aklanoğlu Kitap Tanıtımı | Yorum | Alıntılar

Gönderen Büşra Ay zaman: 15:58
TANITIM
Kitabın adı: Kör Talih
Yazar: Müjde Aklanoğlu
Seri: Talih, #1
Sayfa sayısı: 720
Türü: Romantik
Yayın evi: Parola Yayınları

Büyük holdinglerin karizmatik başkanı, sınırsız servetin despot sahibi: Arda Mertoğlu! Topluma mal olmuş eşsiz bir Ceo, kadınların yüreğine taht kurmuş pervasız bir kral, çalışanlarının iyilik timsali sert görünümlü müsamahasız patronu...

Ama işler hiç ummadığı anda tersine döndü! Ufacık bir kız; es kaza hayatına sürpriz bir giriş yaptı, yaşamının tüm merkezine bir kraliçe idamesinde izinsizce oturarak, yüreğindeki yasak toprakları savaşmadan teslim aldı. Ve tüm dengeler altüst olurken, terazinin kantarı kaçtı. Evet, Arda patavatsız oldu, Hazal düşünceli… 

Arda milyarla banyo yapıyordu; Hazal babası para vermezse meteliğe kurşun değil, kurusıkı bile atamıyordu. Asiydi ama gurursuz değil… Tamam, mahalle arası, edep yuvası, her çetrefilli işin olduğu arka mahalle bir ortamda büyümüş, ünlüleri televizyonda görüp, beyaz atlı prensle ilgili hayaller bile kurmamıştı. Keza asosyal hayatında, masalların gerçekleşmeyeceğini bilen ender genç kızlardandı.

Okulunun birincisi, babasının şamar oğlanı, abisinin bezelye beyinlisi, annesinin biricik kuzusu, ailenin dil yumağı, asi bebeciği…

Çirkin ördek yavrusu: Hazal…
O, daracık kaderin çemberinden inadına geçmek isteyince, isteklerinin arasında sıkışıp kalarak, Kör bir Talih'e denk geldi!
YORUM
İçinizi ısıtacak mükemmel romantik komedi hikayesine merhaba deyin! Zira Kör Talih kelimenin tam anlamıyla öyle. Birbirinden sevimli karakterlerle hikaye bir bütün oluyor. Kitabın sayfa sayısının da uzunluğuna bakmayın, ne ara başladı da ne ara bitti anlamadım açıkçası. :D Biraz kitaptan bahsedelim...
Hazal sinirleri üstünde sahilde bir banka oturur, o sırada işleri yoğun olan Arda sakinleşmek için sahilde bir banka oturduğunda daha çok sinirlenir. Hazal'ın telefonda başına gelen bir olaydan dolayı bağırarak konuşması Arda'yı rahatsız eder ve ona dönüp şikayetini dile getirecekken olaylar orada kopar. Tabii bu sıra Hazal'ın bilmediği bir şey vardır. Arda 10 yıl önce geçirdiği kaza sonucu gözlerini kaybetmiştir. Hal böyle olunca Hazal Arda'ya epey dikleniyor. -Ayrıntıya çok girmiyorum, okuyup öğrenin :P-
Sonra Hazal iş görüşmesi için şirkete gittiğinde *sürpriz tadadadaaam* :D Arda mükemmel yakışıklılığıyla Hazal'ın karşısındadır, hem de patronu olarak! Bu kez karşılaşmaları çok olaylı geçmez hatta Arda, Hazal'ı asistanı yapmak ister ve bu Hazal için büyük bir iş fırsatıdır. Arda kimseye güvenmez ama Hazal'da bir çekicilik bulur. Masum ve saflığıyla Arda Hazal'dan sağ kolu olmasını ister. Tabii Hazal öyle emirlere falan gelebilecek bir tip değildir. Malumunuz kızda dil pabuç kadar. :D
Hazal ve Arda arasında iş ilişkisi zamanla boyut atlar. Aralarında bir şeyler kıvılcımlarnıverir. *-* Sonrası da aradaki tartışmalar, kıskançlıklar, flörtleşmeler, olaylar falan derken kitabı merakla okuyor hemen de bitiriveriyorsunuz. Birçok sahnede kahkaha attığım oldu. Yazarın mizahını da bir o kadar sevdim! :D
Kitabın sonunda yazar feci merakta bırakıyor okuyucuyu. Serinin devamını da heyecanla bekliyorum. Bu eğlenceli romanı kaçırmayın derim. ^^ Öncelikle sizi BURADAN çekilişe davet ediyor, sonrasında sizi aşağıdaki muhteşem alıntılarla baş başa bırakıyorum! *-*
PUAN
Arda'nın lakapları :D
ALINTILAR
"Cesaretin var mı benimle karanlıkta kalmaya?"
"Kadın ve sigara, aynı zararsız görünen ama hasta eden elementlere sahip."
"Be- ben mi sizi mıncıkladım? Ben seni mıncıklamadım bir kere! Sa-sana dokunmadım! Yani sert bir şeye dokunduysam bile, hatırlamıyorum ama dokunmadığıma eminim. Hem sana niye dokunayım ben sapık mıyım?"
"Demek kaslarımın sertliğini hissettin... Gururumu okşadın!"
"Annem dudaklarıyla ölçerdi ateşimi."
Hazal kaşlarını kaldırdı. "Başkasını bilmem, ben böyle ölçüyorum. Ama yumruklarımla çok güzel yüz ölçümü yaptığım tescilli olarak kanıtlandı. İsterseniz burnunuzun üzerine bir tane deneylim, ne dersiniz?"
Arda başını iki yana salladı. "Hayır, istemem. Eminim ki o güzel ellerin bunu da çok güzel yapabilir... Ben de bir an annemi görür gibi oldum, sen benimle böyle ilgilenince..."
"Ben sizin anneniz değilim."
"Biliyorum. Seni zaten farklı bir şekilde düşünüyorum... Çok farklı!"
"Senden uzak durmamı imkansız kılan bir şey var. Senden uzak duramıyorum."
"Kararını değiştirebilirim."
"Bunu nasıl yapacaksın?"
"Seni baştan çıkarabilirim."
"Kalbin çok hızlı atıyor."
"Sen dokununca, heyecanlandığımı bilmiyor musun?"
"Beni mıncıklamayı keser misin?"
"Seni mıncıklamıyorum kahrolası! Neren acıyor onu tespit ediyorum..."
"Arda... sana dalasım geliyor..."
"Ben de Mavişim! Ne güzel bir istek, değil mi? Ama yapamıyorum!"
"Can yakacağını bildikten sonra, konuşmak bir şeye yaramaz. Bazen susmak gerekir Mavişim. Çünkü susan konuşursa, kimse kaldıramaz..."

0 yorum:

 

Kitapların Senfonisi Copyright © 2012 Design by Antonia Sundrani Vinte e poucos